İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Memur disiplin hukuku > Aylıktan kesme > İçtihat

mühendis olarak görev yapan davacının, yetkili disiplin amiri yerine Merkez Disiplin Kurulunca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasında, hukuka uyarlık bulunmadığı

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onikinci Daire
Esas No   : 2003/4620
Karar No   : 2006/4153
 
Özeti : Sosyal Sigortalar Kurumunda mühendis olarak görev yapan davacının, yetkili disiplin amiri yerine Merkez Disiplin Kurulunca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasında, hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):
            Karşı Taraf                  : Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı
            Vekili                           : Av. …
            İsteğin Özeti               : Ankara 8.İdare Mahkemesinin 27.5.2003 günlü, E:2002/1479, K:2003/582 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
            Savunmanın Özeti       : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi           :
            Düşüncesi                   : SSK Personel Yönetmeliğinin ilgili maddelerinin incelenmesinden uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını vermede disiplin kurullarının yetkili olduğu, ancak bu cezalardan uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını disiplin amirlerinin doğrudan verebileceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin yetki açısından hukuka uygun tesis edildiği, bu açıdan işlemde hukuka aykırılık görülmediği, uyuşmazlığın esasının incelenmesinden de mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince davacının 5525 sayılı Yasa uyarınca davaya devam edilmesi istemini içeren 1.8.2006 günlü dilekçesi dikkate alınarak işin gereği düşünüldü:
            Dava, davalı idare bünyesinde mühendis olarak görev yapan davacının Kurum Personel Yönetmeliğinin 124/C-d maddesi uyarınca aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 16.9.2002 günlü işlemin iptali, bu nedenle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle tazminine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
            Ankara 8.İdare Mahkemesinin 27.5.2003 günlü, E:2002/1479, K:2003/582 sayılı kararıyla; SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü İnşaat ve Taşınmaz Mallar Daire Başkanlığı'nda İnşaat Mühendisi olarak görev yapan davacının, Çankırı Dispanseri Röntgen Laboratuar düzenleme işi ve Beyşehir Lamia Gökmenoğlu Dispanseri yer teslim işi görevlerine müteahhide ait vasıta ile gidip geldiği halde otobüsle seyehat etmiş gibi görev yolluğu bildirimi düzenlendiğinden bahisle hakkında yapılan soruşturma sonucu isnat edilen fiil subuta erdiğinden bahisle Merkez Disiplin Kurulunun 31.1.2001 gün ve 2001/20 sayılı kararı ile Personel Yönetmeliğinin 124/D-f maddesi uyarınca verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali istemiyle açılan davada; Ankara 3. İdare Mahkemesinin 14.3.2002 gün ve E:2001/451, K.2002/549 sayılı kararıyla davacı fiilinin Personel Yönetmeliğinin 124/C-d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 124/D-f maddesi kapsamında değerlendirilerek verilen disiplin cezasında madde tatbiki bakımından hukuka aykırılık görülerek iptal edildiği, bu mahkeme kararı uyarınca davacının durumu Merkez Disiplin Kurulunca yeniden değerlendirilip Mahkeme kararını uygulamak amacıyla davacıya Personel Yönetmeliğinin 124/C-d maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası verilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı idarelerin Mahkeme kararlarının icaplarına göre işlem ve eylemde bulunmalarının Anayasal ve yasal zorunluluk olduğu dava konusu işlemin de; davacıya daha önce verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını iptal eden Mahkeme kararını uygulamak amacıyla tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
            Davacı, Personel Yönetmeliğinin 127.maddesinin uygulanarak kınama cezası verilmesi gerektiğini öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
            Yetki kurallarının dar ve özel anlamda kamu düzenine ilişkin hükümlerden olduğu, idari işlemlerin en önemli unsurları arasında yer aldığı, yetki unsurundaki sakatlığın idari işlemi de sakatlayacağı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu konuda yetki devrinin hukuken geçerli olabilmesi kurum ilgili mevzuatında açıkça öngörülmüş bulunmasına bağlıdır.
            Sosyal Sigortalar Kurumu Personel Yönetmeliğinin olay tarihinde geçerli haliyle 130. maddesinde disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar belirtilerek, a fıkrasında personelin ekli cetvelde belirtilen disiplin amirlerinin ilgili hakkında uyarma kınama ve aylıktan kesme cezalarını doğrudan doğruya verebilecekleri, b fıkrasında da Merkez Disiplin Kurulu ve Ünite Disiplin Kurullarının kurum personeli hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını verebileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı maddenin c fıkrasında Disiplin Kurullarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı ilgililerin Yüksek Disiplin Kuruluna başvurabileceklerine işaret edilmiştir.
            Tüm bu hükümlerin değerlendirilmesinden, Disiplin Kurullarının aylıktan kesme cezası vermeye yetkisinin olmadığı, bu cezanın ancak disiplin amirlerince verilebileceği, bu konuda disiplin kuruluna da yetki verildiği hususunda açık hüküm bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu olayda da davacı hakkında verilen aylıktan kesme cezasının Merkez Disiplin Kurulunca görüşülüp karara bağlandığı görüldüğünden yetkisiz disiplin kurulunca verilen cezada hukuka uyarlık, bu husus gözardı edilerek verilen mahkeme kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 8.İdare Mahkemesinin 27.5.2003 günlü, E:2002/1479, K:2003/582 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 20.10.2006 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
 
K A R Ş I    O Y
            Usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
 
 
 

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Aylıktan kesme

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.