İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurlarının Atanma ve Tayinleri > Emeklilerin Yeniden Hizmete Alınması > İçtihat

idarede uzman doktor iken isteği üzerine emekliye sevk edilen ve daha sonra aynı idareye açıktan sözleşmeli personel olarak atanan davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onikinci Daire
Esas No   : 2005/611
Karar No   : 2005/2995
 
Özeti : Davalı idarede uzman doktor iken isteği üzerine emekliye sevk edilen ve daha sonra aynı idareye açıktan sözleşmeli personel olarak atanan davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
            Vekili                           : Av. …
            Karşı Taraf                  : Tekel Genel Müdürlüğü, Unkapanı/İSTANBUL
            Vekili                           : Av.Gülendam Yürekli Yalçın, aynı yerde
            İsteğin Özeti               : İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 18.11.2004 günlü, E:2004/86, K:2004/1849 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
            Savunmanın Özeti       : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi           :
            Düşüncesi                   : Hukuk ve usule uygun olmayan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : Tekel Genel Müdürlüğü … Sigara Fabrikası Müdürlüğünde doktor olarak çalışan davacının, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden idare mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz yoluyla bozulması istenilmektedir.
            Dosyanın incelenmesinden, davalı müdürlükte doktor olarak görev yapmakta iken 1.6.1995 tarihinde isteği üzerine emekliye sevkedilen davacının, daha sonra 14.5.1997 tarihinde yapılan sınav sonucunda sınavı kazanarak 9.8.1997 tarihli olurla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6.maddesi uyarınca açıktan sözleşmeli personel statüsünde 2.kez doktor olarak atandığı, 13.10.2003 gün ve 2003/6287 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4/a maddesi uyarınca 1.1.2004 tarihinden itibaren sözleşmesinin feshedilerek sözü edilen görevde çalıştırılmadığı anlaşılmaktadır.
            Olayda, emekli olduktan sonra emekli statüsünden vazgeçerek açıktan atama yolu ile anılan müdürlükte sözleşmeli doktor olarak göreve başlayan davacının, emekli personel statüsünde olmadığı, 399 sayılı K.H.K'nin 45.maddesine göre, sözleşmenin feshini gerektiren bir durum da bulunmadığından, dava konusu işlemi onayarak davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
            Temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulmasının gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
            Dava, Tekel Genel Müdürlüğü … Sigara Fabrikası Müdürlüğünde doktor olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
            İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 18.11.2004 günlü, E:2004/86, K:2004/1849 sayılı kararıyla; Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2004 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programına ilişkin 13.10.2003 günlü 2003/6287 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4/a maddesinin 5. bendinde, kararname ile atananlar ile bu görevlere eş düzeyde pozisyonlara atananlar ve özel kanunlarında belirtilenler dışında, kuruluşlarda, hiçbir şekilde emekli personel istihdam edilmeyeceğinin düzenlendiği, dosyanın incelenmesinden, davacının, davalı şirkette uzman doktor olarak çalışmakta iken 1.6.1995 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, daha sonra 14.5.1997 tarihinde yapılan sınavı kazanarak 9.8.1997 günlü olurla 2. kez doktor olarak atandığı, davacı hakkında yürütülen bir soruşturma sonucunda disiplin yönünden getirilen teklifler dışında anılan Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine dava konusu işlemle davacının sözleşmesinin fesh edildiğinin anlaşıldığı, davacının söz konusu  Bakanlar Kurulu Kararının kendisine uygulanmayacağı iddiasının, daha önce emekliye ayrılmış olması, dolayısıyla emekli statüsünde iken ikinci kez doktor kadrosuna atanması nedeniyle yerinde görülmediği, bu durumda, emekliye ayrılmış personel statüsünde olan davacı hakkında yukarıda yer verilen Bakanlar Kurulu Kararının emredici hükmü doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
            Davacı, emekli aylığından vazgeçerek memuriyete yeniden döndüğünü, emekli personel statüsünde olmadığını, Bakanlar Kurulu Kararının kendisini kapsamadığını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
            Dosyanın incelenmesinden, davacının davalı şirkette uzman doktor olarak çalışmakta iken 1.6.1995 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, daha sonra 14.5.1997 tarihinde yapılan sınavı kazanarak 9.8.1997 günlü olurla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi uyarınca açıktan sözleşmeli personel statüsünde 2. kez doktor olarak atandığı, hakkında açılan soruşturmada getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemle Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2004 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programına ilişkin 13.10.2003 günlü 2003/6287 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4/a maddesi uyarınca 1.1. 2004 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
            Olayda, davacının emekli olduktan sonra emekli statüsünden vazgeçerek açıktan atama yolu ile davalı şirketteki görevine geri döndüğü ve sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı, emekli personel statüsünde olmadığı açıktır.
            Bu durumda, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 45. maddesinde sözleşmeli personelin sözleşmesinin hangi hallerde sona ereceği düzenlenmiş olup, olayda davacının sözleşmesinin feshini gerektirir bu nedenlerden herhangi birinin bulunmaması nedeniyle, üst norm olan 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hükümler içeren ve emekli personel kavramının neyi kapsadığı konusunda açık hükümler içermeyen  Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin kabulü ile İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 18.11.2004 günlü, E:2004/86, K:2004/1849 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 26.9.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Emeklilerin Yeniden Hizmete Alınması

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.