İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdare > Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar > Radyo ve Televizyon Üst Kurulu > İçtihat

Ulusal güvenlik belgesi

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onüçüncü Daire
Esas No : 2005/196
Karar No : 2005/914
 
Özeti : 3984 sayılı Yasa'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na verdiği görevin yerine getirmesi amacıyla ve aynı Yasa'nın 40.maddesi dayanak alınarak yönetmelik hazırlamak suretiyle yayın izni ve lisans başvurularında ön şart niteliğinde aranacak belgelerden "ulusal güvenlik belgesi" istenmesini öngören dava konusu yönetmeliğin 7.maddesinin (d) bendinde kamu yararı, kamu güvenliği ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı hakkında.
 
            Davacı                         :
            Vekili                           : Av. …
            Davalılar                      : 1- Başbakanlık
                                                2- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
            Vekili                           : Av. …
            Davanın Özeti             : Radyo ve televizyon yayın izni ve lisansı başvurularında aranan belgelerden olan "ulusal güvenlik belgesi"nin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu öne sürülen Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasına "Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik"in 3. maddesiyle eklenen (d) bendinin; 3984 sayılı Yasanın 29. maddesiyle radyo ve televizyon izni verilmeyeceklerin belirlendiği, buna rağmen yönetmelikle sınırlama getirilemeyeceği, Anayasanın 133. maddesi ve uluslararası sözleşme hükümleri gereğince sınırlamanın yasa ile yapılması gerektiği öne sürülerek iptali istenilmektedir.
            Başbakanlık Savunmasının Özeti: Başbakanlık Güvenlik İşleri Başkanlığı'nın ulusal güvenlik belgesi verilmesi hususundaki davaya konu işleminin olumsuz olmayıp, yayın kuruluşunun yönetiminde yer alan şahısların değiştirilmesinden ibaret olduğu; yayın izni ve lisans verilmesine ilişkin yönetmelikte yapılan değişikliğin ulusal güvenlik, ulusal çıkarlar, kamu yararı ve hukuki eksikliklerin giderilmesine yönelik tedbirleri içerdiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
            Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Savunmasının Özeti: Kanal ve frekans tahsisi ile ilgili usul ve şartların yönetmelikle düzenleneceğinin 3984 sayılı Yasanın 40. maddesinde belirtildiği, yönetmelikle getirilen değişikliğin, uygulamada çıkan sorunların çözümü için yapıldığı, ulusal güvenlik bakımından Başbakanlığın görüşünü ortaya çıkaracak ulusal güvenlik belgesinin basın hürriyetini kısıtlamadığı, dolayısıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yönetmelik değişikliğinin yapıldığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi: Dava, ulusal güvenlik belgesi verilmesi istemiyle, davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin Başbakanlık Güvenlik İşleri Başkanlığı'nın işlemi ile söz konusu işlemin dayanağı olan ve 3.2.1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans Tahsisi Şartları Ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın Lisansı ve İzni Yönetmeliği'nin 7. maddesinin (d) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
            3984 sayılı "Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun"un 8. maddesinin (b) bendinde; önşartları yerine getirmiş müracaatçı kuruluşlara, tarafsızlık ve hakkaniyet ölçüleri dahilinde yayın izni ve lisans vermek, kanal ve frekans bandları tahsis etmek görevi ve yetkisi davalı Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna verilmiştir.
            Aynı Yasa'da; kanal ve frekans bandı tahsisinde gözetilecek bazı ilkeler Yasanın 8/b ve 8/e maddeleri ile 17. maddesinde açıklanmış; özel radyo ve televizyon kuruluşlarının anonim şirket olarak kuruluşu ve ortaklarında aranacak koşullar yine Yasa'nın 29. maddesinde düzenlenmiş ise de; yukarıda aktarılan 8/b maddesinde sözü edilen "önşartlar" düzenlenmemiş, kanal ve frekans tahsisi şartları ile ihale usullerinin düzenlenmesi yetkisi davalı idareye bırakılmıştır.
            Bu haliyle, davalı idarenin 3984 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca "kamu hizmeti" anlayışı içerisinde ve sayılan ilkelere uygun olarak yapılması istenilen radyo ve televizyon yayıncılığını gerçekleştirecek olan anonim yayın kuruluşunun gerekli teknik yeterliliğe sahip olup olmadığını önceden belirleyecek önşartları düzenlemesinde ve sorumlu yayın müdürleri ve yönetim kurulu başkanı ya da en fazla paya sahip ortak hakkında bazı önşartlar ve özellikler aramasında anılan Yasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
            Ancak bu şekilde belirlenecek önşartların somut ve objektif kriterlere dayanmasının gerektiği de tartışılmamaktadır.
            Dava konusu düzenlemede ise; yayın kuruluşlarının ortaklarıyla yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile sorumlu müdürleri hakkında esas ve kriterleri Başbakanlıkça belirlenen ve Başbakanlıktan alınacak olan ulusal güvenlik açısından sakınca bulunmadığını gösteren belge, yayın lisansı için, dolayısıyla kanal ve frekans bandı tahsisi ve sonuçta yayın izni için gereken ön koşullardan biri olarak yer almaktadır.
            Bu durumda yasanın yetkilendirdiği ve görevlendirdiği davalı idarece öngörülen ancak objektif ve somut kriterlere dayanmayan, yalnızca Başbakanlıktan alınması istenilen belgenin temel bir hakkın kullanımında ön koşul olarak düzenlenmesine ilişkin Yönetmeliğin iptali istenilen (d) fıkrasında, Anayasanın 133. maddesi ile 3984 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
            Dava konusu Yönetmeliğin hukuka uygun olarak düzenlenmeyen 7. maddesinin (d) bendi esas alınarak davacı şirketin ortak ve yöneticilerinin "ulusal güvenlik belgesi" verilmesi yönünden sakıncalı bulunması nedeniyle, yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
            Açıklanan nedenlerle, dava konusu yönetmeliğin 7. maddesinin (d) fıkrasının ve bu hüküm esas alınarak tesis edilen uygulama işleminin iptali gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi: Dava, davacı şirketin Başbakanlığa "ulusal güvenlik" belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, şirket ortağı ve yöneticisi olan altı kişinin değiştirilerek yeniden başvurulması istenmek suretiyle reddine ilişkin işleme yapılan itirazın zımnen reddine dair işlem ile bunun dayanağı olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans Tahsisi Şartları ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın Lisansı ve İzni Yönetmeliğinin 7. maddesinin (d) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
            3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 1. maddesinde, radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş görev yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri belirlemenin bu Yasanın amacı olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde yayın ilkeleri ortaya konulmuş; 8.maddesinin (b) bendinde ön koşulları yerine getirmiş kuruluşlara yayın izni ve lisansı vermek görev ve yetkisi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna verilmiştir.
            Buna göre ve Yasanın 40.maddesinin verdiği yetkiyle çıkarılan dava konusu Yönetmelikle, yayın kuruluşlarının ortaklarıyla, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile sorumlu müdürlerinin Başbakanlıktan alacakları ulusal güvenlik belgesi, Üst Kurula verilecek zorunlu belgeler arasında sayılmıştır.
            Yasada öngörülmüş yayın ilkelerini gerçekleştirerek yayın yapacak yayın kuruluşlarının ortaklarıyla yöneticilerinde bazı koşullar yanında, Başbakanlıktan alınacak ulusal güvenlik belgesi aranmasında, basın-yayın özgürlüğünü aksatacak bir yön bulunmadığı gibi, kamu hizmeti, kamu güvenliği ve kamu yararı ilkelerine de aykırı bir husus saptanmamıştır.
            Dava konusu işleme gelince:
            Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, davacı şirketin ulusal güvenlik belgesi almak için idareye yaptığı başvuruya eklediği şirket ortak ve yöneticilerinin nitelikleri dikkate alındığında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
            Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
            Dava, radyo ve televizyon yayın izni ve lisansı başvurularında aranan belgelerden olan "ulusal güvenlik belgesi" başvurusunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu öne sürülen, 10.03.1995 tarih ve 22223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliği"nin 7. maddesine, 03.02.1999 tarih ve 23600 sayılı Remi Gazete'de yayımlanan "Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik"in 3. maddesiyle eklenen (d) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
            3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek amacıyla, özerk ve tarafsız bir kamu tüzelkişiliği niteliğinde Radyo ve Teleyizyon Üst Kurulu kurulduğu belirtilmiş olup, 8. maddesinde, adı geçen kurulun görev ve yetkileri sayılarak, (b) bendinde, önşartları yerine getirmiş müracaatçı kuruluşlara, tarafsızlık ve hakkaniyet ölçüleri dahilinde yayın izni ve lisans vermek, kanal ve frekans bandlarının, zaman paylaşımlı ve bölgesel dengelere uygun biçimde kullanımını gözeterek kanal ve frekans bandları tahsis etmek, (f) bendinde, yurt içinden yayın yapacak kamu ve özel radyo-televizyon kuruluşlarının yayın izni ve lisans talebinde bulunabilmek için yerine getirmeleri gerekli ön şartları tespit etmek ve kamuoyuna duyurmak görev ve yetkisi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna verilmiştir. Anılan Yasa'nın 40. maddesinde, Üst Kurulun ve teşkilatının çalışma esas ve usulleri, kanal ve frekans tahsisi şartları ve ihale usulleri ile telif ve yapımcı haklarını koruma esas ve usullerinin, Üst Kurul tarafından hazırlanan yönetmeliklerle düzenleneceği öngörülmüştür.
            Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 3984 sayılı Yasa'nın kendisine verdiği görev ve yetkilerin gereğini yerine getirmek amacıyla anılan Yasa'nın 40. maddesini dayanak alarak ilk olarak 10.03.1995 tarih ve 22223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliği"ni hazırlayarak yürürlüğe koymuş olup, 03.02.1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile adı geçen Yönetmeliğin başlığında ve çeşitli maddelerinde değişiklik yapılmıştır.
            Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinin 3.2.1999 tarihli değişiklikten önceki 7. maddesinde, lisans başvurusu için gerekli belgeler olarak Ek:2'de yer alan formlar doldurulmak suretiyle kuruluş ve yayın hizmeti ile teknik alt yapıya ve kuruluşun mali yapısı ve kaynaklarına ilişkin bilgileri içeren üç ayrı dosyanın verileceği belirlenmiş iken dava konusu Yönetmelik değişikliği ile 7. maddeye (d), (e), (f) ve (g) bendleri ile II. fıkra eklenerek yürürlüğe konulmuştur.
            3.2.1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan "Radyo ve Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik"in 3. maddesi ile yukarıda anılan Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ve iptali istenilen (d) bendinde; lisans başvuruları için gerekli belgeler arasında, yayın kuruluşlarının ortaklarıyla, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile sorumlu müdürleri hakkında Başbakanlıktan alacakları, ulusal güvenlik açısından sakınca bulunmadığını gösterir belgenin, ibrazı gerektiği öngörülmüştür.
            Anayasa'nın 133. maddesinde, radyo ve televizyon istasyonları kurma ve işletmenin, kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbest olduğu; 3984 sayılı Kanunun 4. maddesinde de radyo, televizyon ve veri yayınlarının, hukukun üstünlüğüne, Anayasanın genel ilkelerine, temel hak ve özgürlüklere, milli güvenliğe ve genel ahlaka uygun olarak kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10.04.2001 tarihli; E:2001/1, K:2001/4 sayılı kararında da belirtildiği gibi, görsel ve işitsel basının sahip olduğu toplumu etkileme gücünün büyüklüğü, kamu yararının korunması yönünde bir takım yasaklar da içeren kurallar konulmasını; söz konusu gücün kötüye kulanılmasının engellenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle anılan Yasa, basın özgürlüğünün amacı ve niteliğine uygun biçimde kullanılmak üzere radyo ve televizyon yayıncılığı alanında anonim şirket niteliğinde kurulan, ancak kuruluş ve işletilmesi anonim şirketten farklı radyo ve televizyon kuruluşu olarak adlandırılan kendine özgü bir tüzel kişilik oluşumunu öngörmektedir.
            Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun söz konusu kararında; "Radyo ve televizyon yayınlarının serbest bırakılması, basın özgürlüğü anlayışındaki gelişimin doğal sonucu olmakla birlikte; bu özgürlük alanının, toplumun doğru bilgi edinme hakkı ve genel kamu yararı gözetilerek, kamuya sunulan hizmetin yansız, objektif biçimde yürütülebilmesi için düzenlenmesi gerektiği açıktır. Bir başka deyişle, radyo ve televizyon işletmeciliği düzenlenirken, basın özgürlüğünün toplumun doğru bilgilendirilmesi amacı doğrultusunda ve genel olarak kamu yararı zedelenmeden kullanılmasının sağlanması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır." denilmek suretiyle, yayın kuruluşlarının kamu yararına yönelik düzenlemelere tabi, kendine özgü bir tüzel kişilik olduğu belirtilmiştir.
            Buna göre, 3984 sayılı Yasa'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na verdiği görevin yerine getirilmesi amacıyla ve aynı Yasa'nın 40. maddesi dayanak alınarak Yönetmelik hazırlamak suretiyle yayın izni ve lisans başvurularında ön şart niteliğinde aranacak belgelerden olan "ulusal güvenlik belgesi" dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin (d) bendinde kamu yararı, kamu güvenliği ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
            Dosyanın incelenmesinden, yukarıda anılan uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin 7/d maddesinde, yayın izni ve lisansı başvurusunda "ulusal güvenlik belgesi" adı altında belge öngörülmesi nedeniyle, davacı kuruluşun adına ulusal güvenlik belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin isimlerinin değiştirilerek yeniden başvurulması gerektiğinden bahisle, Başbakanlık Güvenlik İşleri Başkanlığı'nca reddi üzerine yukarıda hukuka uygunluğu belirlenen yönetmelik maddesi ile birlikte anılan işlemin de iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
            Hukuka uygunluğu yukarıda yapılan inceleme sonucu tespit edilen Yönetmeliğin 7/d maddesi uyarınca yapılması gerekli "ulusal güvenlik belgesi" başvurularının hangi esas ve kriterlere göre değerlendirileceği hususunda Başbakanlığın 23.3.1999 tarih ve 00534 sayılı oluru ile Özel Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Ulusal Güvenlik Belgesi Verilmesinde Uygulanacak Esaslar belirlenmiş olup davacınının başvurusu bu esaslar çerçevesinde değerlendirilip reddedilmiştir.
            Bu durumda, hukuka aykırı olmayan Yönetmelik hükmüne dayanılarak yayın izni ve lisans başvurularında ibraz edilme zorunluluğu getirilen "Ulusal güvenlik belgesi" başvurusunun Başbakanlıkça yürürlüğe konulan esaslar çerçevesinde değerlendirilerek reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
            Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 350.- YTL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na verilmesine 21.02.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.