İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdare > Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar > Rekabet Kurumu > İçtihat

Kurul kararının, dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle, tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gerekirken, yine dokuz üyeyle toplanılarak alındığı anlaşıldığından ve toplantıya katılmayanların yasal mazeretlerinin de kararda yer almadığı anlaşıldığından hukuka, aykırı bulunduğu

T.C.
D A N I Ş T A Y
Onüçüncü Daire
Esas  No   : 2005/1759
Karar No   : 2006/4714
 
Özeti : 1 - 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hükümleri ile ilgili yönetmelik hükümleri gereğince, toplantı gündemlerinin kurul üyelerine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, kurul üyelerinin tamamının toplantılara katılmalarının asıl olduğu, ancak yasal mazeretlilerin toplantılara katılmayabilecekleri, görevlendirilmelerinin ise toplantı ve karar sayısı bakımından sakınca yaratmayacak şekilde yapılabileceği, ilk toplantıda karar için gerekli olan oyun sağlanamaması halinde başkanın ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlamak zorunda olduğu, bunun mümkün olmaması halinde ancak mevcutla karar alınabileceği ve katılmayanların mazeretlerinin kararda yer alması gerektiği,
 2 - Dava konusu kurul kararının, dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle, tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gerekirken, yine dokuz üyeyle toplanılarak alındığı anlaşıldığından ve toplantıya katılmayanların yasal mazeretlerinin de kararda yer almadığı anlaşıldığından hukuka, aykırı bulunduğu hakkında.
 
            Davacı              : UND-Uluslararası Nakliyeciler Derneği
            Vekilleri            : Av. …, Av. …, Av. …
            Davalı               : Rekabet Kurumu
            Vekili                : Av. …
            Davalı Yanında Müdahil Olanlar : 1-… Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
                                                           2-... Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
                                                           3-... Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
                                                           4-... Gemi İşletmeleri A.Ş.
                                                           5-... Deniz Yolları İşletmeleri A.Ş.
                                                           6-... Deniz Taşımacılığı A.Ş.
            Vekilleri            : Av. Dr. …, Av. …, Av. …
            Davanın Özeti : Türkiye çıkışlı/varışlı uluslararası Ro Ro taşımacılığı pazarında faaliyette bulunan teşebbüslerin anlaşma suretiyle 4054 sayılı Yasa'nın 4. maddesini ihlal ettikleri ileri sürülerek yapılan şikâyet başvurusunun, önaraştırma sonucu reddine ilişkin Rekabet Kurulu'nun 27.06.2002 tarihli, 02-41/468-196 sayılı kararının; usul açısından; karar yeter sayısı bakımından işlemde sakatlık bulunduğu, esas açısından ise; Ro-Ro pazarında tek bir şahsın kontrolünde bulunan … ve ... Grubunun 10 yılı aşkın bir süredir tek başına faaliyet göstermesi, pazara giren ve göreceli olarak başarılı olan teşebbüslerin er veya geç tek bir şahsın kontrolündeki grupların bünyesine katılmak zorunda kalmasının nedenlerinin Rekabet Kurumunca sektöre yönelik bir soruşturmayla araştırması gerektiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
            Savunmanın Özeti : Dava konusu kararda usul ve esas yönünden Yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
            Danıştay Tetkik Hâkimi …'ın Düşüncesi : Dosyanın  incelenmesinden, dava konusu kararın,dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle, 4054 sayılı Yasanın 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gereken Kurulun iki üye eksiğiyle toplanarak yine dokuz üyenin katılımıyla alındığı anlaşılmaktadır.
            Bu durumda, nihai karar olan ön araştırma sonucu soruşturma açılmamasına ilişkin dava konusu kararın, usulüne uygun olarak teşekkül etmeyen ve toplantı yeter sayısı bulunmayan Kurul tarafından alındığı ve toplantıya katılmayanların yasal mazeretlerinin kararda yer almadığı anlaşıldığından, iptali gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Dava, Türkiye çıkışlı/varışlı uluslararası Ro Ro taşımacılığı pazarında faaliyette bulunan teşebbüslerin anlaşma suretiyle 4054 sayılı Yasa'nın 4. maddesini ihlal ettikleri ileri sürülerek yapılan şikayet başvurusunun reddine dair 27.6.2002 tarihli, 02-41/468-196 sayılı Rekabet Kurulu Kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
            4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan"Toplantı ve Karar Yeter Sayısı"başlıklı51.maddesinde"Kurul, nihaî kararlarında Başkan ya da ikinci Başkan dahil en az toplam sekiz üyenin katılımı ile toplanır ve en az altı üyenin aynı yönde oy kullanması ile karar verir.İlk toplantıda karar için gerekli nisabın sağlanamadığı durumlarda, Başkan ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlar. Ancak bunun mümkün olmaması halinde karar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Bu durumda da toplantı nisabı birinci fıkrada belirtilenden az olamaz. İkinci toplantıda oylarda eşitlik olması halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
            Rekabet Kurumunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17.maddesinde; Toplantıya çağrının, toplantı yer ve saati bir önceki toplantıda kararlaştırılmamış ise Başkanlık tarafından yazılı olarak yapılacağı, 18. maddesinde; Toplantıyı Kurul Başkanı veya yokluğunda İkinci Başkanın  yöneteceği, toplantı gündeminin toplantıdan önce belirlenerek Kurul üyelerine bildirileceği, Toplantıya Katılamama Hallerini düzenleyen 19.madesinde ise, Kurul Başkan ve üyelerinin bütün toplantılarda bulunmalarının asıl olduğu, Kurul üyelerinden mazeretli olanların, mazeretlerini yazılı olarak Başkanlığa bildirmelerinin gerektiği, Kurul Başkan ve üyelerinin yurtiçi ve yurtdışı görevlendirilmeleri ile izinlerini kullanma tarihleri, toplantı ve karar sayısı bakımından sakınca yaratmamak koşuluyla Başkan tarafından düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
            Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte incelenmesinden ,toplantı gündemlerinin kurul üyelerine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, kurul üyelerinin tamamının toplantılara katılmalarının asıl olduğu, ancak mazeretlerinin bulunması ve bu durumu başkanlığa bildirmeleri şartıyla toplantılara katılmayabilecekleri, görevlendirilmelerinin ise toplantı ve karar sayısı bakımından sakınca yaratmayacak şekilde yapılabileceği, ilk toplantıda karar için gerekli olan oyun sağlanamaması halinde başkanın ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlamak zorunda olduğu bunun mümkün olmaması halinde ancak mevcutla karar alınabileceği anlaşılmaktadır. Buna göre  başkan kurum çalışma usulüne uygun şekilde tüm üyelerin ikinci toplantıya katılmasını sağlamak üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
 
            Dosyanın incelenmesinden, dava konusu kararın, dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gereken Kurulun iki üye eksiğiyle toplanarak yine dokuz üyenin katılımıyla alındığı anlaşılmıştır.
            Yukarıda açıklanan yasal durum karşısında dava konusu kararın usulüne uygun olarak teşekkül etmeyen ve toplantı yeter sayısı bulunmayan Kurul tarafından  alındığı anlaşılmaktadır. Nitekim dava konusu kararda yer alan azlık oylarında bu durumun yasa ve Kurul uygulamalarına aykırı olduğu belirtilerek karara muhalif kalındığı belirtilmiştir.Aynı durum davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülmüş olmasına rağmen, İdare tarafından verilen cevap dilekçelerinde iki üyenin toplantıya katılamama gerekçeleri ortaya konmamış sadece kararın madde hükmüne aykırı olmadığı savunulmakla yetinilmiştir.
            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde, hukuka aykırılığı iddia edilerek menfaatleri ihlâl  edilenler tarafından idarî işlemlere karşı açılan iptal davalarında, işlemin şekil unsuru yönünden de yargısal denetime tabi olduğunun kabul edildiği; bu bakımdan, idarî işlemin yapılmasında veya bir kararın alınmasında, önceden Yasayla saptanmış bulunan usul ve şekil kuralına uyulmamasının hukuka aykırılık halini oluşturduğu tartışmasız olduğundan  yasayla zorunlu görülen şekil kuralına uyulmadan tesisi edildiği açık olan dava konusu işlemde  hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
            Belirtilen nedenle dava konusu Rekabet Kurulu Kararı'nın iptali gerektiği düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilmiş bulunan 12.12.2006 tarihinde davacı vekili Av. … ile davalı idare vekili Av. …'ın ve davalı yanında  müdahiller vekilleri Av. … ve Av. …'nun geldiği; Danıştay Savcısı M.Engin Çakmak'ın  hazır bulunduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Dava dosyası incelenip, gereği görüşüldü:
            Dava, Türkiye çıkışlı/varışlı uluslararası Ro Ro taşımacılığı pazarında faaliyette bulunan teşebbüslerin anlaşma suretiyle 4054 sayılı Yasa'nın 4. maddesini ihlal ettikleri ileri sürülerek yapılan şikâyet başvurusunun önaraştırma sonucu reddine ilişkin Rekabet Kurulunun 27.6.2002 tarihli, 02-41/468-196 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
            4054 sayılı Kanunun "Başvuru Sahiplerine Bildirim" başlıklı 42. maddesinin ilk fıkrasında, Kurulun, ihbar veya şikayet başvurularında ileri sürülen iddiaları ciddi ve yeterli bulması durumunda, ihbar veya şikayet edenlere ileri sürülen iddiaların ciddi bulunduğunu ve araştırmaya başlandığını yazılı olarak bildireceği; ikinci fıkrasında ise Kurulun, gerek başvuruları açıkça reddetmesi, gerekse süresi içinde bildirimde bulunmayarak reddetmiş sayılması durumlarında, doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu belgeleyen herkesin Kurulun ret kararlarına karşı yargı yoluna başvurabilecekleri kurala bağlanmıştır.
            Öte yandan, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan "Toplantı ve Karar Yeter Sayısı" başlıklı 51.maddesinde "Kurul, nihaî kararlarında Başkan ya da ikinci Başkan dahil en az toplam 8 üyenin katılımı ile toplanır ve en az 6 üyenin aynı yönde oy kullanması ile karar verir.
            İlk toplantıda karar için gerekli nisabın sağlanamadığı durumlarda, Başkan ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlar. Ancak bunun mümkün olmaması halinde karar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Bu durumda da toplantı nisabı birinci fıkrada belirtilenden az olamaz. İkinci toplantıda oylarda eşitlik olması halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır.
            Nihai karar haricindeki diğer kararlar ve özellikle tedbir ve tavsiye niteliğindeki kararlar ve işlemler için Kurul üyelerinden enaz üçte birinin toplanması ve toplantıya katılanların salt çoğunluğunun kararı gerekir. "hükmüne yer verilmişir.
            Rekabet Kurumunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17.maddesinde ise; Toplantıya çağrının, toplantının yer ve saatinin bir önceki toplantıda kararlaştırılmamış ise Başkanlık tarafından yazılı olarak yapılacağı; 18.maddesinde, Toplantıyı Kurul Başkanının veya yokluğunda İkinci Başkanın  yöneteceği, toplantı gündeminin toplantıdan önce belirlenerek Kurul üyelerine bildirileceği; Toplantıya Katılamama Hallerini düzenleyen 19. maddesinde ise, Kurul Başkan ve üyelerinin bütün toplantılarda bulunmalarının asıl olduğu, Kurul üyelerinden mazeretli olanların, mazeretlerini yazılı olarak Başkanlığa bildirmelerinin gerektiği, Kurul Başkan ve üyelerinin yurtiçi ve yurtdışı görevlendirilmeleri ile izinlerini kullanma tarihlerinin, toplantı ve karar sayısı bakımından sakınca yaratmamak koşuluyla Başkan tarafından düzenleneceği, yurtdışı görevlendirmelerin Kurul kararı alındıktan sonra uygulanacağı; Önaraştırma başlıklı 55.maddesinde; Kurulun soruşturma veya önaraştırma yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi halinde bu kararın nihai karar olduğu; Kanun'un 51.maddesindeki nihai karar nisabının (Başkan ya da İkinci Başkan dahil en az 8 üyenin katılımı ve en az 6 üyenin aynı yönde oy kullanması ) aranacağı, 56.maddesinde de; soruşturmanın açılmaması kararının nihai karar olduğu, Kanun'un 51.maddesindeki nihai karar nisaplarının aranacağı hükme bağlanmıştır.
            Yukarıda yer alan yasa ve yönetmelik hükümlerinin birlikte incelenmesinden, toplantı gündemlerinin kurul üyelerine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, kurul üyelerinin tamamının toplantılara katılmalarının asıl olduğu, ancak yasal mazeretlilerin toplantılara katılmayabilecekleri, görevlendirilmelerinin ise toplantı ve karar sayısı bakımından sakınca yaratmayacak şekilde yapılabileceği, ilk toplantıda karar için gerekli olan oyun sağlanamaması halinde başkanın ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlamak zorunda olduğu, bunun mümkün olmaması halinde ancak mevcutla karar alınabileceği ve katılmayanların yasal mazeretlerinin kararda yer alması gerektiği görülmektedir.
            Dosyanın  incelenmesinden, dava konusu kararın,dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gereken Kurulun iki üye eksiğiyle toplanarak yine dokuz üyenin katılımıyla alındığı anlaşılmıştır.
            Bu durumda, nihai karar olan ön araştırma sonucu soruşturma açılmamasına ilişkin dava konusu kararın, usulüne uygun olarak teşekkül etmeyen ve toplantı yeter sayısı bulunmayan Kurul tarafından alındığı ve toplantıya katılmayanların yasal mazeretlerinin kararda yer almadığı anlaşıldığından, yasayla zorunlu görülen şekil kuralına uyulmadan tesis edildiği açık olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
            Açıklanan nedenlerle, Rekabet Kurulunun 27.6.2002 tarihli, 02-41/468-196 sayılı kararının iptaline, aşağıda dökümü yapılan 95,90 -YTL yargılama giderinin, davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 900,00.-YTL  avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı vekiline verilmesine, 12.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar

Rekabet Kurumu

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.