İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurlarının Sınıfları > Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı > İçtihat

İlk-San'a aidat yatıranların birikmiş aidatlarının tasfiye şeklinin yoruma açık olmayan objektif kurallara bağlanması gerekir

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onuncu Daire
Esas No   : 2004/6077
Karar No   : 2006/2172
 
Özeti : İlk-San'a aidat yatıranların birikmiş aidatlarının tasfiye şeklinin yoruma açık olmayan objektif kurallara bağlanması gerekirken, Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara bırakılmasını öngören İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandğı Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 20. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
 
            Davacı             : …
            Davalı             : 1-Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA
                                     2-İlksan-İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım
                                         Sandığı Genel Müdürlüğü - ANKARA
            Vekili                : Av. …-Av. …
            İstemin Özeti   : İlksan Genel Müdürlüğünün 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemi ile İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü'nün ve İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Sosyal Yardımlar Yönetmeliği'nin; hukuka aykırı oldukları, 7.10.1999 tarihli işlemle branş öğretmeni olanların ilksan üyesi olamayacaklarının dolayısıyla kendisinin de ilksan üyesi sayılmadığının belirtildiği, 8 yıllık eğitime geçildikten sonra ilkokulların ilköğretim okulu olarak adlandırıldığı, bu nedenle Türkçe branş öğretmeni olduğu halde ilköğretim okulu öğretmeni olduğu, 4357 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında ve İlksan üyesi olması gerektiği, Yasada 1. kademe, 2. kademe, branş öğretmenleri ayrımı olmamasına rağmen anılan işlemin (a) bendinde "branş öğretmenleri hariç" ibaresine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğu, aynı işlemin (j) bendinde de, sandık üyeliğinden ayrılanlar "branş öğretmenliğine geçenler" şeklinde ifade edilerek kesintilerinin %50 fazlasıyla iade edileceğinin öngörüldüğü, oysa kendi iradeleri dışında branş öğretmenliğine atandıkları, zorunlu şekilde üye yapılıp, üyelikten çıkartıldıkları, kesintilerinin emekli olanlara yapılan ödemelerdeki gibi yasal nemasıyla ödenmemesinin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, işlemde belirtilen Anastatü ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinin ve ilgili Yasanın da Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istenilmektedir.
            Milli Eğitim Bakanlığı Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
            İlk-San Genel Müdürlüğünün Savunmasının Özeti: Sandık üyelerinin kimler olacağının 4357 sayılı Yasanın 11. maddesinde sayıldığı, ilkokulun süresinin 5 yıldan 8 yıla çıkmadığı,ilkokul ve ortaokulun birleştirilip 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçildiği, MEB'nın öğretmenlerin atanmasına ve uygulamaya esas olan Talim Terbiye Kurulunun 218 sayılı kararında, öğretmenlerin yine sınıf öğretmeni ve branş öğretmeni olarak adlandırıldığı, sınıf öğretmenlerinin 5.sınıfa kadar, 6.sınıftan itibaren de branş öğretmenlerinin eğitim verdiği, dolayısıyla eski durumda değişiklik olmadığı,üyenin kendi iradesiyle veya iradesi dışında ayrılmasının bir öneminin bulunmadığı,davacının Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 19. maddesine göre kapsam dışı göreve atandığından üyeliğinin sona erdiği, Yönetmeliğin 20. maddesinde üyeliklerine son verilenlerden en az 5 yıl aidat yatıranların birikmiş aidatlarının Sandık Genel Kurulunca tesbit edilecek usul ve esaslara göre tasfiye olunacağının öngörüldüğü, bu doğrultuda 17.9.1987 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda bu durumda olanlara kesintilerinin %50 fazlasıyla ödendiği, düzenlemelerde mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
            D.Tetkik Hakimi                        :
            Düşüncesi                   : Dava, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.10.1999 tarih ve 20192 sayılı işlemi ile, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü'nün ve İlksan Sosyal Yardımlar Yönetmeliği'nin iptali istemiyle açılmıştır.
            Her ne kadar davacı tarafından maddeleri belirtilmeden Anastatü'nün ve Yönetmeliğin iptali istenilmiş ise de; bunlara yönelik isteği; dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla, 7.10.1999 tarihli işlemde iptali istenilen düzenlemeler ve davacının durumu dikkate alınarak, Ana Statü'nün 18. maddesi ile Yönetmeliğinin 18.,19. ve 20. maddeleriyle sınırlı olarak incelenmiştir.
            4357 sayılı Kanunun 14. maddesine dayanılarak hazırlanan Anastatünün Sandığa üyelikleri belirleyen 18. maddesinin, 4357 sayılı Kanunun 11. maddesine atıfta bulunduğu ve anılan Yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
            İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin, Sandık üyelerinin sayıldığı 18. maddesi ile, anılan maddede sayılan görev ve görev yerlerinden ayrılanların üyeliklerine son verileceğine ilişkin düzenlemeyi içeren 19. maddesi; 4357 sayılı Yasanın 11. maddesine ve anılan yasa uyarınca çıkarılan anastatüye uygun olup iptali gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımadıkları görülmektedir.
            Anılan Yönetmeliğin 20. maddesinde, üyeliklerine son verilenlerin en az beş yıl aidat yatıranlarının birikmiş aidatlarının Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara göre tasfiye edileceği öngörülmekte ise de; ne 4357 sayılı Yasada ne de Anastatüde bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır.Yönetmelikte de, Sandığa üyelik ve Sandık üyelerinin faydalanacağı yardımlar ve şekli ayrıntılı olarak düzenlenmiş iken, üyelikleri sona erdirilenlerin aylık ücret ve maaşlarından kesilmiş olması nedeniyle mülkiyet haklarıyla da ilişkili bulunan aidatlarının tasfiye şekli, hukuki güvenlik ilkesine aykırı şekilde belirsizlik içeren ifadelerle Sandık Genel Kuruluna bırakılmıştır.
            4357 sayılı Yasanın 11. maddesinde sayılan görevlere atanan kişilerin isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak üye yapıldıkları, istekleri dışında aylık ve ücretlerinden bir kısmının aidat olarak kesildiği, yine başka görevlere atanmaları üzerine Sandıkla üyeliklerinin isteklerine bakılmaksızın sona erdirildiği, konunun Anayasayla güvenceye bağlanmış mülkiyet hakkını da ilgilendirdiği dikkate alındığında, aidat yatıranların birikmiş aidatlarının tasfiye şeklinin yoruma açık olmayan objektif kurallara bağlanması gerekirken, Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara bırakılmasında kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
            7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (a) bendinde, başta 4357 sayılı Yasanın 11. maddesi olmak üzere mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anılan işlemin (J) bendi ise; dayanağı olan Yönetmeliğin 20. maddesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır.
            Açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bulunan dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinin ve 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (J) bendinin iptaline, davanın Anastatünün 18. maddesiyle, Yönetmeliğin 18. ve 19. maddeleri ve 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (a) bendine yönelik kısmının reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : Dava, İlksan Genel Müdürlüğünün 7.10.1999 günlü 020912 sayılı işlemi ile İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsünün ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin iptali isteğiyle açılmıştır.
            4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanununun 7117 sayılı Kanunun 1 nci maddesi ile değişik 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, tüzel kişiliğe Sahip ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olmak üzere İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı adı ile bir sandık kurulacağı hükmü yer almış, 2 nci fıkrasında da; Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, İlkokul Yardımcısı ve Stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüklerinde görevli memurlar ile sandık işlerinde çalışan memurların sandığa üye oldukları belirtilmiştir.
            Anılan Yasanın 3179 sayılı Yasa ile değişik 14 üncü maddesinde yer alan; sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esaslarının Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir Anastatü ile tesbit olunacağı yolundaki hüküm gereğince Bakanlık tarafından hazırlanan ve 19.7.1985 gün ve 18816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsünün "Üyelikler" başlıklı 20. maddesinde sandığa kimlerin üye olduklarının 7117 sayılı kanunda sayılarak belirlenen üyeliklerin genişletilemeyeceği ve yaygınlaştırılamayacağı öngörülmüştür.
            İncelenen dava dosyası ve eklerinden; 10.10.1974 yılında ilkokul öğretmeni olarak göreve başlayan davacının, 16.2.1998 tarihinde Seydişehir Konya/Seyitharun İlköğretim Okulu Türkçe Branş öğretmenliğine atandığı, ilköğretim okulundaki bu görevi ilkokuldan sonra eğitim veren orta eğitimle ilgili bulunduğundan sandık üyeliğinin devamı mümkün olmadığı cihetle Sandık üyeliğine son verildiği anlaşılmaktadır.
            Öte yandan, yalnızca belli görevlerde çalışan kamu personeli için özel olarak kurulan ve sosyal kamu kurumu niteliğinde bir kamu tüzel kişisi olan ilkokul öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına ancak bu görevlere bağlı olarak elde edilen üyelik sıfatının görev ünvanının değişmesi nedeniyle sona ermesinin kazanılmış hak ilkesiyle bağlantısı bulunmamaktadır.
            Kaldı ki, söz konusu Anastatü 19.7.1995 tarihli 22.3.1995 günlü ve 22235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anastatü ile yürürlükten kaldırılmıştır.
            Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinde; sandık üyeliği kapsamındaki görev ve görev yerinden ayrılanların üyeliğine son verileceği, 20. maddesinde ise; üyeliklerine son verilenlerden en az beş yıl aidat yatıranların birikmiş aidatlarının sandık Genel Kurulu'nca tesbit edilecek usul ve esaslara göre tasfiye olunacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda 17 Eylül 1987 günü yapılan Genel Kurulda alınan kararlar doğrultusunda en az 5 yıl aidat yatırmış olanlardan üyeliği sona erenlere birikmişlerinin % 50 fazlası ile iade edileceği belirtilmiş olup sandık üyeliği sona eren davacının aidatlarının % 50 fazlası ile iade edileceği tabiidir.
            Bu durumda dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
            Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmüştür.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
            Dava, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.10.1999 tarih ve 20192 sayılı işlemi ile, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü'nün ve İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Sosyal Yardımlar Yönetmeliği'nin iptali istemiyle açılmıştır.
            Her ne kadar davacı tarafından maddeleri belirtilmeden Anastatü'nün ve Yönetmeliğin iptali istenilmiş ise de; bunlara yönelik isteği; dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla, 7.10.1999 tarihli işlemde iptali istenilen düzenlemeler ve davacının durumu dikkate alınarak, Anastatü'nün 18. maddesi ile Yönetmeliğinin 18.,19. ve 20. maddeleriyle sınırlı olarak incelenmiştir.
            Davacının 4357 sayılı Kanun'un Anayasaya aykırılık itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildi.
            4357 sayılı Husus İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun'un 11. maddesinde, "Hükmi Şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulur.
            Maarif Vekaleti bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; Maarif Müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar.
            Sandık azası iken emekliye ayrılanlar, isterlerse azalıklarını devam ettirebilirler.
            Sandığın gelirleri şunlardır.
            1- Azalardan umumi heyetçe tespit edilecek miktarda her ay kesilecek aidat
            2- Teberrular ve Devlet bütçesinden yapılacak yardımlar
            3- Sandık gelirlerinin nemalandırılmasından hasıl olan kârlar
            4- Sandığın maksatlarını tahakkuk ettirmeye elverişli prevantoryum ve kaplıca gibi tesisler satın alarak veya yaptırılarak bunların kiralanmasından veya işletilmesinden elde edilecek kazançlar.
            Sandığın azalarına hangi hallerde ve miktarda karşılıksız veya karşılıklı yardım yapılacağı 14.maddede yazılı Anastatü'de belirtilir"    hükmüne yer verilmiş, anılan Yasanın 14. maddesinde de, "Sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir "anastatü" ile tespit olunur." hükmü getirilmiştir.
            Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yukarıda belirtilen Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü'nün 1. maddesinde, bu Anastatünün amacının, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı'nın idaresi, işleyiş tarzı ve esaslarını tespit etmek olduğu belirtilmiş, 15.maddesinde, Sandık üyelerine yapılacak yardımlar sayılmış, 17. maddesinde, bu Anastatüde belirtilmeyen hususların Sandığın kuruluşu ile ilgili 4357 sayılı Kanun ve değişikliklerinde düzenlendiği, Anastatüde tadilat yapma yetkisinin Bakanlığa ait olduğu, Anastatü'nün tatbikiyle ilgili Yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanmasının asıl olduğu belirtilmiş, "Üyelikler" başlıklı 18. maddesinde ise, "Sandığa kimlerin üye olduğu 4357 sayılı Kanunun 7117 sayılı kanunla değişik 11. maddesinde sayılarak belirtilmiştir.
            Mezkur maddede görevleri ve görev yerleri sayılarak belirlenen üyelikler genişletilemez ve yaygınlaştırılamaz."    hükmüne yer verilmiştir.
            Öte yandan, Anastatünün 19. maddesinde, 4357 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince kesilecek aidatların saymanlıklarca üyelerin aylık bordrolarından kesilerek Sandık hesabına aktarılacağı, 42. maddesinde, bu Anastatünün tatbikinde 4357, 7119, 3179 sayılı Kanunlarla Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer Kanunların genel hükümlerinin dikkate alınacağı öngörülmüştür.
            Anastatü'nün yukarıda belirtilen 17. maddesine dayanılarak hazırlanan "İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Sosyal Yardımlar Yönetmeliği"nin 18. maddesinde, Sandığın üyeleri Yasa ve Anastatüdeki şekilde sayılmış, 19. maddesinde, 18. maddede sayılan görev ve görev yerlerinden ayrılanların üyeliklerine, Sandık Genel Müdürlüğüne bildirmek suretiyle son verileceği belirtilmiş, 20. maddesinde ise, "üyeliklerine son verilenlerden en az beş yıl aidat yatıranların birikmiş aidatları Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara göre tasfiye edilir"   kuralına yer verilmiştir.
            Yukarıda belirtilen Kanun, Anastatü ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte incelenmesinden, 4357 sayılı Yasanın 11. maddesiyle Sandığın kurularak üyelerinin belirlendiği, bu maddede sayılan görevlere atananların iradelerine bakılmaksızın, zorunlu olarak Sandığa da üye oldukları ve aidat kesilmeye başlanıldığı, üyelere yapılacak yardımların ve koşullarının kurallara bağlandığı, sayılan görev ve görev yerlerinden ayrılanların Sandığa üyeliklerine de son verileceğinin açık ve objektif kurallarla düzenlendiği görülmektedir.
            Dava dosyasından, davacının 1974 yılında ilkokul öğretmeni olarak göreve başladığında İlk-San üyesi de olduğu, 16.2.1998 tarihinde Konya Seydişehir Seyit Hanım Ortaokulu (İlköğretim Okulu) Türkçe öğretmenliğine atandığı, sınıf öğretmenliğine atanma talebinin 16.8.1999 tarihinde reddedildiği, davacının ilksan da biriken parasının ödenmesi talebinde bulunması üzerine, nemasız ve faizsiz olarak gönderildiğinden bahisle davacı tarafından alınmadığı, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Genel Müdürlüğünce Valilikler ve Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla tüm okul müdürlüklerine gönderilen ve davacıya da tebliğ edilen dava konusu 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemle; İlk-San üyelerinin kimler olduğu ve üyeliklerinden ayrılanların kesintilerinin ne şekilde ödeneceği hususunda tereddüte düşüldüğünden ve açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç duyulduğundan bu genel yazının hazırlandığı belirtilerek, yazının, ilksan üyeliklerinin sayıldığı kısmının (a) bendinde, "Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilköğretim okulu 1. kademe sınıf öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsilini veren 1.kademe sınıf öğretmenleri ile Anaokulu öğretmenleri (Branş öğretmenleri hariç) üyedirler" ibaresine yer verildiği, anılan yazının (J) bendinde ise, "Sandık üyeliğinden ayrılanlar (Branş öğretmenliğine geçenler, istifa edenler ve kurum değiştirenler) Anastatünün, Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 20. maddesi gereği, 5 tam yıl aidat ödeyenlerin birikmiş aidatları %50 fazlasıyla iade edilir. 5 tam yılı doldurmayanların aidatları iade edilmez" ibaresinin yer aldığı, davacı tarafından, bu düzenlemelerin ve dayanağı Yönetmelik ve Anastatü hükümlerinin mağduriyetine yol açtığı belirtilerek iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
            4357 sayılı Kanunun 14. maddesine dayanılarak hazırlanan Anastatünün Sandığa üyelikleri belirleyen 18. maddesinin, 4357 sayılı Kanunun 11. maddesine atıfta bulunduğu ve anılan Yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
            İlkokul Öğretmenleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin, Sandık üyelerinin sayıldığı 18. maddesi ile, anılan maddede sayılan görev ve görev yerlerinden ayrılanların üyeliklerine son verileceğine ilişkin düzenlemeyi içeren 19. maddelerinin; 4357 sayılı Yasanın 11. maddesine ve yasa uyarınca çıkarılan anastatüye uygun olduğu ve iptali gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımadıkları görülmektedir.
            Anılan Yönetmeliğin 20. maddesinde, üyeliklerine son verilenlerden en az beş yıl aidat yatıranların birikmiş aidatlarının Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara göre tasfiye edileceği öngörülmekte ise de; ne 4357 sayılı Yasada ne de Anastatüde bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır.Yönetmelikte de, Sandığa üyelik ve Sandık üyelerinin faydalanacağı yardımlar ve şekli ayrıntılı olarak düzenlenmiş iken, üyelikleri sona erdirilenlerin aylık ücret ve maaşlarından kesilmiş olması nedeniyle mülkiyet haklarıyla da ilişkili bulunan aidatlarının tasfiye şekli, hukuki güvenlik ilkesine aykırı şekilde belirsizlik içeren ifadelerle Sandık Genel Kuruluna bırakılmıştır.
            4357 sayılı Yasanın 11. maddesinde sayılan görevlere atanan kişilerin isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak Sandığa üye yapıldıkları, istekleri dışında aylık ve ücretlerinden bir kısmının aidat olarak kesildiği, yine başka görevlere atanmaları üzerine Sandıkla üyeliklerinin isteklerine bakılmaksızın sona erdirildiği, konunun Anayasayla güvenceye bağlanmış mülkiyet hakkını da ilgilendirdiği dikkate alındığında, aidat yatıranların birikmiş aidatlarının tasfiye şeklinin yoruma açık olmayan objektif kurallara bağlanması gerekirken, Sandık Genel Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslara bırakılmasında kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
            7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı İlksan Genel Müdürlüğü işlemine gelince:
            16.8.1997 tarih ve 4306 sayılı Yasanın 8.maddesiyle,222 sayılı "İlköğretim ve Eğitim Kanunu" ile 1739 sayılı "Milli Eğitim Temel Kanunu"ndaki "ilkokul" ve "ortaokul" ibareleri "ilköğretim okulu" olarak değiştirilmiştir. 222 sayılı Yasanın 4306 sayılı Yasanın 1.maddesiyle değişik 9. maddesinde, ilköğretim kurumlarının sekiz yıllık okullardan oluştuğu, bu okullarda kesintisiz eğitim yapıldığı,bitirenlere ilköğretim diploması verileceği belirtilmiş, 14. maddesinde, ilköğretim kurumlarında bulunacak öğretmenler,sınıf,branş,okul öncesi eğitim,özel eğitim öğretmenleri,gezici öğretmenler ve usta öğreticiler olarak sayılarak ilköğretim kurumlarındaki görevlilerin nitelikleri,görev ve yetkileri ile atanma usul ve esaslarının yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüştür.
            Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığının Öğretmen atamalarında ve uygulamaya esas olan Talim ve Terbiye Kurulu'nun 218 sayılı kararında öğretmenlerin sınıf öğretmeni ve branş öğretmeni olarak adlandırıldıkları ve bu şekilde atandıkları görülmektedir.
            Dairemizin 9.11.2005 tarih ve E:2004/6077 sayılı ara kararı ile, davalı idarelerden dava konusu İlksan Genel Müdürlüğü'nün 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işleminde, İlksan üyelerinin belirtildiği bölümün (a) bendinde yer alan,"Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan İlköğretim okulu 1.kademe sınıf öğretmenleri, Arızalı çocuklara ilk tahsilini veren 1.kademe sınıf öğretmenleri ile Anaokulu öğretmenleri (branş öğretmenleri hariç) üyedirler." ibaresindeki "1.kademe sınıf öğretmenleri" ayrımının neyi ifade ettiğinin ve yasal dayanağının sorulduğu, İlksan Genel Müdürlüğünce verilen 22.2.2006 tarihli cevapta, 1. kademe öğretmenler ile kastedilenin ilköğretim okullarındaki 1.sınıf-5.sınıf derslerini okutan sınıf öğretmeni olduğu, 6.sınıftan itibaren ise her dersin branş öğretmenleri tarafından okutulduğu, yalnızca atamaya esas branşı sınıf öğretmeni olanların Sandık üyesi olmaları nedeniyle, 1. kademe sınıf öğretmeni ayrımının fiili bir kullanım olduğunun belirtildiği anlaşılmakta olup, bu ayrımın 222 sayılı Yasanın 14. maddesine ve Talim ve Terbiye Kurulunun 218 sayılı Kararındaki atamaya esas adlandırmaya uygun olduğu görülmektedir.
            Bu durumda, 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (a) bendinde de, başta 4357 sayılı Yasanın 11. maddesi olmak üzere mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
            7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (J) bendi ise; dayanağı olan Yönetmeliğin 20. maddesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır.
            Açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bulunan dava konusu Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 20. maddesinin ve 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (J) bendinin iptaline, davanın Anastatünün 18. maddesiyle, Yönetmeliğin 18. ve 19. maddeleri ve 7.10.1999 tarih ve 20912 sayılı işlemin (a) bendine yönelik kısmının reddine, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından 38.-YTL. yargılama giderinin yarısı olan 19.-YTL. nın davacı üzerinde bırakılmasına, 19.-YTL.'nın davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.-YTL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılardan İlk-San Genel Müdürlüğüne ödenmesine, fazla yatırılmış olan 1,8.-YTL. harcın isteği halinde davacıya iadesine 29.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.