İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurlarının Atanma ve Tayinleri > Vekaleten görevlendirme - atama > İçtihat

İdarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde, görevi başında bulunmayan bir kamu görevlisinin yerine, vekaleten atama yapma yetkisine her zaman sahip bulunduğu

T.C.
D A N I Ş T A Y
İdari Dava Daireleri
Kurulu
Esas No:2005/3183
Karar No:2008/1621
 
Özeti : İdarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde, görevi başında bulunmayan bir kamu görevlisinin yerine, vekaleten atama yapma yetkisine her zaman sahip bulunduğu, bunun kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesinin de doğal ve zorunlu bir sonucu olduğu, ayrıca ilgili yönetmeliğin iptal edilmiş olmasının, idari işleyişinin bir gereği olan ve sadece ilgililere duyurulmakla hukuki geçerlilik kazanan imza yetkisi devrinin de iptalini gerektirmeyeceği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
            Vekili                            : Av. …
            Karşı Taraf (Davacı)      :
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü
            İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 27.12.2004 günlü, E: 2003/3259, K:2004/4309 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare  tarafından istenilmektedir.
            Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
            Danıştay Tetkik Hakimi ....'ın  Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı ......'in  Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:
            Dava, 23.3.1998 günlü Devlet Bakanlığı oluru ile yürürlüğe konulan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin Görev, Çalışma ve Vekalet Ücretinin Dağıtılması Hakkında Yönetmeliğin, bu Yönetmeliğin 7. maddesinin ve bu maddeye dayanılarak Av. …'e I. Hukuk Müşaviri yerine imza yetkisi verilmesine ilişkin 16.12.1998 günlü, olurun ve bu kişi tarafından yapılan (31.5.1999 günlü, 63 sayılı, 2.6.1999 günlü, 7059 sayılı, 4.6.1999 günlü, 819 sayılı, 7.6.1999 günlü, 6010 sayılı, 10.6.1999 günlü, 6642/1181 sayılı, 11.6.1999 günlü, 6101/1193 sayılı) yazışma ve onay yazılarının iptali istemiyle açılmıştır.
            Danıştay Onikinci Dairesinin 27.12.2004 günlü, E:2003/3259, K:2004/4309 sayılı kararıyla; davacı tarafından iptali istenilen ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin görev ve çalışma usul ve esasları ile Merkez ve Taşra Teşkilatında görev yapan kadrolu ve sözleşmeli Avukatların denetimi ve vekalet ücretinin dağıtımına ilişkin hususları düzenleyen "Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin Görev, Çalışma ve Vekalet Ücretinin Dağıtılması Hakkında Yönetmelik"in 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkındaki Kanun'un 1.maddesinde belirtilen nitelikte bir yönetmelik olduğundan Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulması gerekirken, Bakan oluru ile yürürlüğe konulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, budurumda, hukuka aykırılığı saptanan Yönetmeliğin 7.maddesi uyarınca 16.12.1998 günlü onayla bir Avukata imza yetkisi verilmesi işlemi ve bu kişi tarafından yapılan yazışma ve onay yazıları da hukuken geçerli olmayan yönetmelik hükmü uyarınca tesis edildiğinden, bu işlemlerde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu Yönetmelik ile 16.12.1998 günlü yetki onayı ve diğer yazışma ve sevk onaylarının iptaline karar verilmiştir.
            Davalı idare, dava konusu Yönetmeliğin 3011 sayılı Yasa kapsamına girmediğini, 1. Hukuk Müşavirinin görevi başında bulunmadığı zamanlarda yerine bakmak üzere bir Avukat'a imza yetkisi verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
            Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesi kararının dava konusu Yönetmeliğin 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi kapsamında olduğu halde Bakan olur'u ile yürürlüğe konulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali ile ilgili kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, davalı idarece dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
            Davanın Av. ...'e I. Hukuk Müşaviri yerine imza yetkisi verilmesine ilişkin 16.12.1998 günlü olur ile bu olura dayanılarak anılan kişi tarafından yapılan yazışma ve onay yazılarının iptali istemine ilişkin kısmına gelince;
            657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesinde vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları düzenlenmiş olup, maddenin ilk paragrafında "Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedeniyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir." hükmüne yer verilmiş; dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinde de; "Hukuk Müşavirliğinin çalışmasını 1. Hukuk Müşaviri düzenler ve yönetir. Onun görevli, izinli veya herhangi bir sebeple görevde bulunmaması halinde I. Hukuk Müşavirinin uygun göreceği Hukuk Müşaviri veya bir Avukat bu görevi yapar." denilerek 657 sayılı Yasa'nın 86. maddesi hükmüne parelel bir düzenleme yapılmıştır.
            Olayda, 16.12.1998 günlü, 3739 sayılı Genel Müdürlük onayı ile 1. Hukuk Müşavirinin Ankara dışında görevli, izinli ve raporlu olduğu zamanlarda Av. ...'e I. Hukuk Müşaviri yerine imza yetkisi verilmiş, bu yetkiye dayanılarak da ilgili Avukat tarafından I. Hukuk Müşaviri'nin olmadığı zamanlarda görevle ilgili kimi işlemler yapılmıştır. Dairece bu yetkilendirmenin dayanağı Yönetmeliğin iptal edilmiş olması gözetilerek, değinilen imza yetkisi devrine dair onay ile bu Avukat tarafından yapılan yazışma ve onay yazılarının da iptaline hükmedilmiştir.
            Görüldüğü gibi 657 sayılı Yasa'nın 86. maddesi ile bu hükme paralel olarak düzenlenen Yönetmeliğin 7. maddesinde vekaleten görevlendirmenin yapılacağı haller düzenlenmiş, Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen işlemle ise I. Hukuk Müşavirinin görevi başında bulunamayacağı hallerde yerine Av. ...'in vekalet edeceği belirtilmiş, ancak işlemde imza yetkisinin devredildiği yönünde ibareye yer verilmiş; Dairece de dava konusu işlemle imza yetkisinin devredildiği sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur.
            Bu nedenle öncelikle yetki ve imza devri kavramlarının irdelenmesi gerekmektedir.
            3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3046 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında 3046 sayılı Kanun'un "Yetki devri" başlıklı 38. maddesinde de, "Bakan, müsteşar ve her kademedeki bakanlık ve kuruluş yöneticileri, gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkca belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Ancak yetki devri yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Genel olarak yetki devri, "bir konuda karar almak, eylemde bulunmak veya emir vermek hakkını başkalarına devretmek ve elde edeceği sonuçlardan onu sorumlu tutmak" biçiminde tanımlanmaktadır.
            Yetki devrinin ancak Yasa'nın açıkca izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konular hakkında yapılabileceği ilgili yasalarda ve yargı içtihatlarında kabul edilmektedir. İmza yetkisinin devrinde ise yetkili makam yetkili olduğu işlemlerden bir kısmının imzalanması yetkisini, astlarına devretmekte, imza yetkisini devralan kişi ise, vekaleten görevlendirmeden farklı olarak, imza yetkisini devreden amirin görevi başında olduğu zamanlarda da bu yetkiyi kullanmaktadır. Ancak imza devrinde yetki devrinden farklı olarak karar alma yetkisi imza yetkisini devreden makamda kalmaktadır.
            Ayrıca, yasada bir işlemin belli bir kişi tarafından yapılması öngörülmüş ise, kişinin başka bir kişiye imza yetkisi veremeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, imza devrinin yöntemine göre yapılmamış olması halinde işlem yetki yönünden hukuka aykırı olacaktır.
            Bütün bu anlatımın ışığı altında konu incelendiğinde, 16.12.1998 günlü onayda ve Daire kararında hernekadar imza yetkisinin devredildiği ifade edilmekte ise de; esasen olayda I. Hukuk Müşavirinin imza yetkilerinden bir kısmı devredilmemekte herhangi bir nedenle görevi başında bulunmayacağı hallerde yerine bakmak üzere bir Avukata vekalet görevi verilmektedir.
            Bu bağlamda 657 sayılı Yasa'nın 86. maddesi hükmü karşısında; idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde görevi başında bulunmayan bir kamu görevlisinin yerine vekaleten atama yapma yetkisine her zaman sahip bulunduğu ve bunun kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesinin de doğal ve zorunlu bir sonucu olduğu açıktır. Ayrıca Yönetmeliğin iptal edilmiş olması idari işleyişin bir gereği olan ve sadece ilgililere duyurulmakla hukuki geçerlilik kazanan imza yetkisi  devrinin de iptalini gerektirmemektedir.
Bu durumda; 657 sayılı Yasa hükmü gözetilerek işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken Yönetmeliğin usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmamış olduğu gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir.

            Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile Danıştay Onikinci Dairesince verilen 27.12.2004 günlü, E:2003/3259, K:2004/4309 sayılı kararın dava konusu Yönetmeliğin iptaline ilişkin kısmının onanmasina, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın imza yetkisinin devri ile buna göre tesis edilen işlemlerin iptali ile ilgili kısımının bozulmasina, 12.6.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Vekaleten görevlendirme - atama

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.