İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurluğunun Sona Erme Halleri > Emeklilik > İçtihat

Fiili ve itibari hizmet süreleri hesaplanırken, toplamdaki ay kesirlerinin tam ay olarak hesaplamaya dahil edilmesi gerekir

T.C.
D A N I Ş T A Y
Onbirinci Daire
Esas No   : 2003/30
Karar No   : 2006/1387
 
Özeti : Fiili ve itibari hizmet süreleri hesaplanırken, toplamdaki ay kesirlerinin tam ay olarak hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
            Vekili                           : Av. …
            Karşı Taraf (Davalı)    : Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü - ANKARA
            Vekili                           : Av. …
            İsteğin Özeti               : Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sağlık nedeni ile sözleşmesi feshedilen davacının adi malullük aylığı bağlanması isteminin reddine dair işlemin iptali istemiyle açtığı davada Ankara 8. İdare Mahkemesi 27.9.2002 günlü ve E:2001/1735, K:2002/929 sayılı kararıyla; 5434 sayılı kanunun "malullük" başlıklı 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vucutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yönünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul deneceği ve haklarında bu Kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı aynı Kanunun "Adi Malullük Aylığı" başlıklı 53. maddesinde de, adi malullük aylığının fiili hizmet müddetlerini en az 10 yıl tamamlamış bulunan iştirakçilerin fiili itibari hizmet müddetleri toplamına göre ve malullük dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri ve 15. maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücret tutarları üzerinden gösterilen nisbetlerde bağlanacağı,... asgari beş sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak şartıyla tedavisi gayrimümkün bir maluliyete düçar olup, herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın idame-i hayat imkanı kalmayan adi malullere mezkur kanunun 48. maddesinde yazılı hususlar nazara alınmak suretiyle 15 sene fiili hizmeti bulunan maluller gibi maaş tahsis olunacağı hükümlerine yer verildiği, dava konusu olayda ise, 9 yıl 11 ay 8 gün hizmeti bulunan davacının yasada öngörülen hizmet süresini tamamlamaması, 6741 sayılı yasa ile getirilen haktan yararlanmak için belirlenen şartları da taşımaması nedeniyle adi malullük aylığı bağlanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
            Savunmanın Özeti       : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
            Danıştay Tetkik Hakimi           :
            Düşüncesi                   : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
            5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunun "Malullük" başlıklı 44. maddesinde her ne sebep ve surette olursa olsun vucutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yönünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malul) deneceği ve haklarında bu Kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, aynı Kanunun "Adi Malullük Aylığı" başlıklı 53. maddesinde ise, adi malullük aylığının, fiili hizmet müddetleri en az 10 yılı tamamlamış bulunan iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamına göre ve malullük dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri ve 15. maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücretleri tutarları üzerinden gösterilen nisbetlerde bağlanacağı, fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamındaki ay kesirlerinin tam ay sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
            Dosyanın incelenmesinden, K.K.K. …. Mknz. P. Tuğ. Komutanlığı 1. Hd. Tb. Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sağlık durumu nedeniyle askerliğe elverişli olmadığının anlaşılması nedeniyle sözleşmesi feshedilerek adi malul olduğuna karar verilen davacının adi malullük aylığı bağlanması için öngörülen 10 yıllık hizmet süresini doldurmadığı ve maluliyetinin de 6741 sayılı Kanun kapsamına girmemesi nedeniyle toptan ödeme yapılarak Sandıkla ilişiğinin kesildiği adi malullük aylığı bağlanması talebinin ise dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmıştır.
            Olayda, 9 yıl 11 ay 8 gün hizmeti bulunan davacıya yukarıda açıklanan 5434 sayılı Yasanın 53. maddesi uyarınca ay kesirinin tam ay olarak 10 tam yıl kabul edilmek suretiyle adi malullük aylığı bağlanması gerekirken hizmet süresinin 10 yılın altında bulunduğundan bahisle adi malullük aylığı bağlanmaması işleminde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 27.9.2002 günlü ve E:2001/1735, K:2002/929 sayılı kararının bozulmasına, gereksiz olarak alınan 7.53-YTL temyiz başvuru harcının istemi halinde davacıya iadesine 20.3.2006 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
 
A Z L I K   O Y U
            Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile Daire kararına karşıyım.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Emeklilik

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.