İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurlarının Özlük ve Parasal Hakları > Devlet memuru aylığı > İçtihat

Fen fakültesi kimya bölümünden mezun olup kimyager unvanıyla görev yapan davacının, mühendisler için öngörülen ek göstergeden yararlanamayacağı

T.C.
D A N I Ş T A Y
Onbirinci Daire
Esas No : 2002/4654
Karar No : 2005/973
 
Özeti : 1- Fen fakültesi kimya bölümünden mezun olup kimyager unvanıyla görev yapan davacının, mühendisler için öngörülen ek göstergeden yararlanamayacağı,
             2- Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki düzenlemeye göre karar verilemeyeceği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
            Karşı Taraf (Davacı)   :
            Vekili                           : Av. …
            İsteğin Özeti               : Dava, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğünde kimyager unvanıyla (2200) ek gösterge rakamıyla görev yapmakta olan davacının, aynı dersleri ve eğitimi alıp aynı görevi ifa eden kimya mühendislerine uygulanan (3000) ek gösterge rakamının kendisine uygulanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Ankara 9. İdare Mahkemesi 14.5.2002 gün ve E:2001/1720, K:2002/711 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesinin 6.11.2001 gün ve E:2001/411, K:2001/348 sayılı kararı ile 657 sayılı Kanuna 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi ile eklenen (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı (b) bendinde yer alan kimyager ibaresinin iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü karşısında, kadrosu teknik hizmetler sınıfına dahil olan ve en az 4 yıl süreli yüksek öğretim veren fakülte ve yüksek okullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre kimyager unvanını alan davacı için, iptal edilen hükümden önceki 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde, kimyager unvanının yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar unvanı almış olanlarla aynı grupta yer alması nedeniyle (3000) ek gösterge rakamından yararlandırılması gerektiği, bu durumda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
            Savunmanın Özeti       : Savunma verilmemiştir.
            Danıştay Tetkik Hakimi           :
            Düşüncesi                   : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : Kimyager olarak görev yapan davacının aylığına (3000) ek gösterge rakamının uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
            657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 18.5.1994 tarih ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 43/B maddesinde; "Ek gösterge; Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır." hükmü yer almıştır.
            Aynı Kanununa ekli (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı (b) bendinde, kadroları bu sınıfa dahil olup en az 4 yıl süreli yüksek öğrenim veren fakülte veya yüksek okullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre, kimyager unvanını almış olanlarla, Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunlarından ikinci derecede bulunanlara (2200) ek gösterge uygulanacağı hükmü yer almakta iken, anılan (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı bölümü (b) bendinde yer alan kimyager ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
            İşbu dava görülmekte iken 8.5.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4856 sayılı Kanunun 42. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünün (b) bendi, kadroları bu sınıfa dahil olup, en az 4 yıl süreli yüksek öğretim veren fakülte ve yüksek okullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre kimyager unvanını almış olanların 2. derecede görev yapanlara (2200) ek gösterge rakamının uygulanacağı belirtilmek suretiyle yeniden düzenlenmiş olup, 44. maddesinde de söz konusu madde hükmünün geriye doğru 21.10.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiş bulunmaktadır.
            657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünün (b) bendi 4856 sayılı Kanunla değiştirilmek suretiyle bu değişikliğin geriye doğru 21.10.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin öngörülmüş olması karşısında, davacının aylığına derecesinin karşılığı olan (2200) ek gösterge rakamının uygulanması gerekeceğinden, (3000) ek gösterge üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin istemin reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
            Belirtilen nedenlerden dolayı, davalı idare temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
            Dava, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya bölümünden mezun olup Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğünde kimyager olarak çalışmakta olan davacının, ek göstergesinin (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (a) bendinde mühendisler için öngörülen (3000) rakamına yükseltilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
            657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43. maddesinin 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesi ile değişik (B) fıkrasında, ek göstergenin bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceleri dikkate alınarak bu Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağının öngörüldüğü, aynı Kanun Hükmünde Karanamenin 3. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen (I), (II), (III) sayılı cetveller ile bu Kanuna tabi olarak görev yapan personele uygulanacak ek göstergeler belirlenmiş olup, buna göre (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (b) bendinde, kadroları bu sınıfa dahil olup, en az 4 yıl süreli yüksek öğrenim veren fakülte ve yüksek okullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre, Şehir Plancısı, Bölge Plancısı, Jeolog, Hidrojeolog, Hidrolog, Jeomorfolog, Jeofizikçi, Fizikçi, Matematikçi, İstatistikçi, Yöneylemci (hareket araştırmacısı), Matematiksel İktisatçı, Ekonomici ve Kimyager unvanını almış olanlarla, Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunlarına ödenecek ek gösterge oranları kadro dereceleri esas alınarak gösterilmiş ve 2. dereceli kadro unvanını haiz olanlara (2200), (a) bendinde de derecesi 2. derece olan mühendislere (3000) ek gösterge rakamı uygulanacağı belirtilmiştir.
            Dosyanın incelenmesinden, Anayasa Mahkemesinin 6.11.2001 gün ve E:2001/411, K:2001/348 sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanuna 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi ile eklenen (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (b) bendinde yer alan kimyager ibaresinin iptal edildiği, iptal edilen ibarenin doğuracağı hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte bulunması nedeniyle iptal kararının yürürlüğe giriş tarihinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl olarak belirlendiği ve söz konusu kararının 27.12.2001 tarih ve 24623 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı anlaşılmaktadır.
            Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının amacı, öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme yapmak için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamaktır. İptal kararının yürürlüğünün ertelenmiş olması, yargı mercilerine iptal edilen hükümden önce yürürlükte olan yasama işlemini esas alarak uyuşmazlığı çözme yetkisi vermez. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesince bir yasama işleminin iptaline hükmedildiğinde, yasama işleminden önce mevcut olan yasama işleminin tekrar yürürlüğe gireceği sonucuna ulaşılarak hüküm tesis edilemez.
            Buna göre yargı yerlerince, Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya konulan "iptal" hükmünün, bakılan davada göz önüne alınması, ancak "iptal" hükmüne dayalı olarak ulaşılacak sonuçların, Anayasanın "Anayasa Mahkemesi Kararları" başlıklı 153. maddesinde yer alan temel prensiplere de uygunluk taşıması gerekir.
            Anayasanın 153. maddesinde ise, Anayasa Mahkemesinin, bir Kanun veya Kanun Hükmünde Kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği öngörüldüğünden, Anayasa Mahkemesince verilecek iptal kararlarına dayanılarak yasa koyucu tarafından iptal kararına uygun yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar farklı bir uygulama yapılamayacağı açıktır. Buna göre, Devlet düzeninin temelini oluşturan erkler ayrımı prensibi gereğince, yasama organına tanınmış olan bir yetkinin, yargı ve yürütme organları tarafından kullanılması da mümkün değildir.
            Hal böyle olunca 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin dayanağı olan 18.5.1994 günlü, 3990 sayılı Yetki Kanunu Anayasa Mahkemesinin 5.7.1994 günlü, E:1994/50, K:1994/44-2 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan, 3990 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak çıkarılmış bulunan 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesiyle, 657 sayılı Yasanın 43. maddesinin (B) fıkrasına eklenen (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (b) bendinde yer alan "kimyager" sözcüğünün iptal edilmiş olduğu ve henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı bir süreçte uyuşmazlığın, mevcut hukuki durum çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
            Bu durumda, (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (a) bendinde "kimyager" unvanına yer verilmemesi ve iptal edilen yasama işleminden (Anayasa Mahkemesince 2. ve 3. maddeleri iptal edilen 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden de) önce yürürlükte olan 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi hükmünün olaya uygulanmasının mümkün olmaması karşısında, davacının (3000) ek gösterge rakamından yararlandırılması sonucunu doğuran kararda hukuki isabet görülmemiştir.
            Nitekim, idare mahkemesinin esas hakkında verdiği karardan sonra yasa koyucu tarafından, 4856 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfının (b) bendi 21.10.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiş ve "kimyager" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki düzenleme doğrultusunda bent hükmüne konulmuş bulunmaktadır.

            Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle Ankara 9. İdare Mahkemesinin 14.5.2002 gün ve E:2001/1720, K:2002/711 sayılı kararının, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 7.3.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Devlet memuru aylığı

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.