İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Memur disiplin hukuku > Disiplin cezalarınnda karar verme süresi > İçtihat

Disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onikinci Daire
Esas  No   : 2004/4330
Karar No   : 2007/772
 
Özeti : Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde itfaiye eri olarak görev yapan davacının, 2 yıllık disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
            Vekili                : Av. …
            Karşı Taraf        :
            İsteğin Özeti    : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 8.6.2004 günlü, E:2003/1386,K: 2004/1498 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi hükmü uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
            Savunmanın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi :
            Düşüncesi         : Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 8/3. maddesinde; büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlar hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verme yetkisinin Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kuruluna ait olduğunun kurala bağlanmış olması nedeniyle,Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun davacı hakkında "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası verme kararında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,ancak; disiplin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle,işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyle yerinde olduğundan,gerekçesinin zamanaşımı yönünden değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı :
            Düşüncesi         : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından,istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince davacının fiili 5525 sayılı Yasa kapsamında görülmeyerek işin gereği düşünüldü:
            Dava, davacının 657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesi hükmü uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulu'nun 31.7.2003 günlü ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
            Ankara 7. İdare Mahkemesinin 8.6.2004 günlü, E:2003/1386,K: 2004/1498 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 126. maddesinde "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasının memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği,Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 4/d maddesinde de,yerel  yönetimlerin Yüksek Disiplin Kurulu'nun İçişleri  Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu  olduğu hükümlerinin yer aldığı,Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nda itfaiye eri olarak görev yapan davacının 9-16.4.2003 tarihleri arasında göreve gelmediği,Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 6.2.2003 tarih ve E:2000/242, K:2001/13 sayılı kararı ile "piyasaya sahte döviz sürmek" suçundan hüküm giydiği, davalı idarece devlet memurluğuna girişte 657 sayılı Kanunda  aranılan koşulları yitirdiğinden, aynı Kanunun 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılarak davacıya tebliğ edildiğinin savunulduğu,ancak; dava konusu işlemin disiplin cezası olarak tesis edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda; davacının çalıştığı birimin Yüksek Disiplin Kurulu olan İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu' nca verilmesi gereken kararda yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
            Davalı idare; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesinde,sayılan kurumlarda görevli memurların Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifinin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nca görüşüleceği,Büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlar hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezasını verme yetkisinin Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, aynı Yönetmeliğin 4-V/D maddesinde de, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun Büyükşehir Belediye Encümenince teşekkül edeceği hükmüne yer verildiği,dolayısıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulu'nun "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası vermesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürülmekte ve İdare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
            657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinin son fıkrasında; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin  zamanaşımına uğrayacağı hükmüne yer verilmiştir.
            657 sayılı Kanunun 134. maddesi hükmüne göre hazırlanan ve 24.10.1982 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin "Mahalli İdarelerin Yüksek Disiplin Kurulu" başlıklı 4/V-D maddesinde de; mahalli idarelerin Yüksek Disiplin Kurulu'nun İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu olduğu,ancak; büyük şehir belediye başkanlıklarında bu kurulların "Büyükşehir Belediye Encümeni"nden teşekkül edeceği,8/3. maddesinde ise; büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlar hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verme yetkisinin Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kuruluna ait olduğu kuralına yer verilmiştir.
            Dosyanın incelenmesinden; Ankara Büyükşehir Belediyesinde itfaiye eri olarak görev yapan davacının Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 6.2.2001 günlü ve E:2000/242,K:2001/13 sayılı kararı ile,"piyasaya sahte dolar sürmek" suçundan TCK'nun 316/3. maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 91.260.000.- lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına,bu cezanın indirim hükümleri uygulanarak neticede davacının 1.232.010.000.- lira ağır para cezası  ile cezalandırılmasına ve tecile yer olmadığına karar verildiği,davacının çalıştığı davalı idareye durumun bildirilmesi üzerine açılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda getirilen teklif dikkate alınarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulu'nun 31.7.2003 günlü ve 6 sayılı kararı ile,657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesi hükmü uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırıldığı, temyize konu davanın da bu işlemin iptali istemi ile açıldığı anlaşılmaktadır.
            Olayda, davacının "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına neden olan "piyasaya sahte dolar sürmek" suçunun işlenme tarihinin 2000 yılı Ağustos ayı olması dikkate alınarak bu tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezasının verilmesi gerekirken,bu süre geçirildikten çok sonra,31.7.2003 günlü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilen disiplin cezasında,ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı açıktır.
            Bu durumda,disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, yukarıda yer verilen kurallar uyarınca büyükşehir belediyelerinde "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası vermeye yetkili olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun kararında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamakta ise de; karar sonucu itibariyle yerindedir.
            657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde yer verilen koşulları kaybeden davacı hakkında davalı idarenin, 657 sayılı Kanunun 98/b maddesi hükmüne göre bir değerlendirme yapabilme yetkisi de bulunmaktadır.
            Açıklanan nedenlerle,davalı idarenin temyiz isteminin reddine Ankara 7. İdare Mahkemesinin 8.6.2004  günlü,E:2003/1386,K: 2004/1498 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibariyle onanmasına, davalı idarece yapılan temyiz giderlerinin üzerinde  bırakılmasına, 23.2.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
 
KARŞI OY
            Temyiz isteminin reddi ile,hukuk ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının onanması gerekeceği görüşüyle,aksi yöndeki çoğunluk kararına karşıyız.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Disiplin cezalarınnda karar verme süresi

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.