İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Hukuk Muhakemeleri Kanunu > Yargılama Giderleri ve Adli Yardım > Yargılama Giderleri > İçtihat

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, duruşmalı işlerde vekalet ücreti

Bu bağlamda, 2577 sayıl: İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümleri uyarınca şartları, esasları ve karar süreci ayrıca düzenlenmiş olan ve avukatın ayrı bir hazırlık süreci içinde emek ve çaba sarf ederek söz almak suretiyle iddia ve savunmalarını sunduğu duruşmalı uyuşmazlıklar için görece dâha fazla avukatlık ücreti belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, Tarifenin bütünü, duruşma süreci ve duruşma ipin gösterilecek emek ve çaba dikkate alındığında duruşmalı uyuşmazlıklar için farklı ücret öngörülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereğidir.

 

Bu duruma göre, idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek idare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için, duruşma yapılmadan uyuşmazlığın çözümlendiği davalara nazaran daha fazla avukatlık ücreti öngörülmesi suretiyle düzenleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

 

 

     T.C.
DANIŞTAY

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU


YD İtiraz No : 2014/835

 

 

İtiraz Eden (Davalı)   : Türkiye Barolar Birliği

Vekili   :

Karşı Taraf (Davacı)  : Adalet Bakanlığı - ANKARA

İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin 04/07/2014 günlü, E:2014/898 sayılı karara, davalı idare itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hâkimi :

Düşüncesi      : 1136 sayılı Kanun hükümleri, avukatlığın amacı ve avukatlık ücretinin tanımı ile bugüne kadar yayımlanmış Tarife hükümleri uyarınca; yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatların, ücretinin asgari sınırlarının belirlenmesinde, gösterilen emek ve pahanın, uyuşmazlığın niteliğinin, çılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümleri uyarınca şartlan, esasları ve karar süreci ayrıca düzenlenmiş olan ve avukatın ayrı bir hazırlık süreci ipinde emek ve çaba sarf ederek söz almak suretiyle iddia ve savunmalarını sunduğu duruşmalı uyuşmazlıklar ipin görece daha fazla avukatlık ücreti belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Mamafih, Tarifenin bütünü, duruşma süreci ve duruşma ipin gösterilecek emek ve çaba dikkate alındığında duruşmalı uyuşmazlıklar ipin farklı ücret öngörülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereğidir. Ayrıca, duruşmalı uyuşmazlıklar ipin öngörülen avukatlık ücretinin hangi ölçülerde kaldığı takdirde, usul ekonomisine aykırı olarak duruşma isteminde bulunulmasını özendirici olup olmayacağını tespit etmek hukuken olanaklı değildir. Bu nedenle idare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar ipin asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak pözümlendiği davalar ipin, duruşma yapılmadan uyuşmazlığın çözümlendiği davalara nazaran daha fazla avukatlık ücreti öngörülmesi suretiyle düzenleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve bu düzenlemeler yönünden davalı idarenin itirazının kabulü ile yürütmenin, durdurulması kararının kaldırılarak, yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin itiraza konu diğer kısımları yönünden ise verilen kararın yerinde olduğu ve itirazın reddi gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

28/12/2013 günlü, 28865 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Genel Hükümler' bölümünde yer alan 11. maddesinin birinci fıkrası, 12. maddesinin birinci fıkrası, 13. maddesinin beşinci fıkrası, 14. maddesinin birinci fıkrası, 15. maddesinin birinci fıkrası ve 21. maddesi ile Ekli Çizelgesinin İkinci Kısmının, ikinci Bölümünde yer alan 15. satırın (a), (b) ve (c) bentleri, 18. satırın (a), (b) vo (o) bentleri ile 21. satırın (b) bendi ve Çizelgenin Üçüncü Kısmında yer alan 8. satırda yapılan değişiklik ve eklemeler ile maktu ücretlerdeki artış oranının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle yapılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen, Tarifenin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 21. madde ve 11. maddenin birinci fıkrası ile Tarifenin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırın (a), (b) ve (c) bentleri ile 18. satırın (a), (b) ve (c) bentleri yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne; dava konusu diğer düzenlemeler yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 04/07/2014 günlü, E:2014/898 sayılı karara, davalı idare tarafından itiraz edilmekte ve yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısım yönünden kararın kaldırılması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesine göre, ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güp veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin apıkpa hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

İtiraz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, dava konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 21. maddesi ve 11. maddenin birinci fıkrası ile Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer aian 15. satırının (b) bendi ile 18. satırının (b) bendi yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi ipin gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idare tarafından öne sürülen hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kısımlar yönünden itirazın reddi gerekmektedir.

İtiraza konu kararın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (a) ve (c) bendi ile 18. satırının (a) ve (c) bendinin yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik itiraz istemine gelince;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2.maddesinde, Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özeI kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olarak belirlenmiş ve avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği hüküm altına alınmış, Kanun'un 164.maddesinde de avukatlık ücreti; avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğ veya değer olarak ifade edilmiştir.

1136 sayılı Kanun'un "Avukatlık asgari ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesinde; "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Şu kadar ki hazırlanan tarifede; Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.

 

1136 sayılı Kanun'un 168. maddesi temel alınarak ihdas edilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 1. maddesinde; "Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş; Tarifenin 3. maddesinde ise; yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı ve bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlıklı 17. maddesinde; "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir." hükmüne yer verildikten sonra, duruşmanın esaslarını belirleyen 18. maddesinde; "Duruşmalar açık olarak yapılır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile, duruşmanın bir kısmı veya tamamı gizli olarak yapılır. Duruşmaları başkan yönetir. Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiç biri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır. Danıştayda görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması şarttır. Taraflar dinlendikten sonra savcı yazılı düşüncesini açıklar. Bundan sonra taraflara son olarak ne diyecekleri sorulur ve duruşmaya son verilir. Duruşmalı işlerde savcılar, keşif, bilirkişi incelemesi veya delil tespiti yapılmasını yahut işlem dosyasının getirtilmesini istedikleri takdirde, bu istekleri görevli daire veya kurul tarafından kabul edilmezse, işin esası hakkında ayrıca yazılı olarak düşünce bildirirler." düzenlemesine yer verilmiş ve 19. Maddesinde; duruşma yapıldıktan sonra en geç onbeş gün içinde karar verileceği hüküm altına alınmıştır. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 48., 49., 50. ve 51. maddelerinde de 2577 sayılı Kanun hükümlerine koşut olarak duruşma yapılmasının şartları, duruşmanın esasları ve duruşmalı uyuşmazlıklardaki karar süreci ayrıca düzenlenmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin dava konusu Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (a) ve (c) bendi ile 18. satırının (a) ve (c) bendinde; idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar ipin asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılmadan çözümlendiği davalar için öngörülen avukatlık ücreti duruşma yapılarak uyuşmazlığın çözümlendiği davalardaki ücretin yarısı olarak belirlenmiştir.

1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanması ve yürürlüğe girmesine ilişkin usul saptanmış olmakla birlikte, Tarife hazırlanırken esas alınacak ölçütler konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Ancak 1136 sayılı Kanun hükümleri, avukatlığın amacı ve avukatlık ücretinin tanımı ile bugüne kadar yayımlanmış Tarife hükümlerinden; yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatların, ücretinin asgari sınırlarının belirlenmesinde, gösterilen emek ve çabanın, uyuşmazlığın niteliğinin, çözüme kavuşturulma şeklinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu bağlamda, 2577 sayıl: İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümleri uyarınca şartları, esasları ve karar süreci ayrıca düzenlenmiş olan ve avukatın ayrı bir hazırlık süreci içinde emek ve çaba sarf ederek söz almak suretiyle iddia ve savunmalarını sunduğu duruşmalı uyuşmazlıklar için görece dâha fazla avukatlık ücreti belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, Tarifenin bütünü, duruşma süreci ve duruşma ipin gösterilecek emek ve çaba dikkate alındığında duruşmalı uyuşmazlıklar ipin farklı ücret öngörülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereğidir.

Diğer taraftan itiraza konu kararda, "duruşmalı davalarda ödenecek ücretin, duruşmasız davalarda ödenecek ücretin iki katı olarak belirlenmesinden sonra, uyuşmazlığın niteliği gerektirmediği halde duruşma talebinde bulunulmasına neden olunabileceği... duruşmasız davalarda ödenecek ücrete göre daha fazla miktarda olması, ancak sadece daha fazla avukatlık ücreti alabilmek için duruşma talebinde bulunulmamasını özendirici miktarda avukatlık ücreti belirlenmesi gerekirken, duruşmalı ve duruşmasız dava dosyalarında iki katı belirlenen ücretin hukuka aykırı olduğu" yönündeki gerekçe, belli bir meslek grubunun mesleğin icrası sırasında gösterebileceği davranış biçimi üzerinden bir varsayıma dayandığından kabul edilebilir değildir. Ayrıca, duruşmalı uyuşmazlıklar ipin öngörülen avukatlık ücretinin hangi ölçülerde kaldığı takdirde, usul ekonomisine aykırı olarak duruşma isteminde bulunulmasını özendirici olup olmayacağını tespit etmek hukuken olanaklı değildir.

Bu duruma göre, idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek idare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için, duruşma yapılmadan uyuşmazlığın çözümlendiği davalara nazaran daha fazla avukatlık ücreti öngörülmesi suretiyle düzenleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin itirazının; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 11. maddenin birinci fıkrası ile Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (b) bendi ile 18. satırının (b) bendi yönünden oybirliğiyle, 21. maddesi yönünden oyçokluğuyla REDDİNE, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer,alan 15. satırının (a) ve (c) bendi île 18. satırının (a) ve (c) bendinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin kısım yönünden oyçokluğuyla KABULÜME ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 04/07/2014 günlü, E:2014/898 sayılı kararın Tarifenin, Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (a) ve (c) bendi ile 18. satırının (a) ve (c) bendinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısım yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 13/10/2014 gününde karar verildi.

 

KARŞI OY:

X- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Seri davalarda ücret" başlıklı 21. maddesinde; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava kotlusu yapılsın,ister bir davada birleştirilsin her biri için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri, avukatlığın amacı ve avukatlık ücretinin tanımı ite Tarife hükümleri uyarınca; yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatların, hukuki yardımlarının karşılığı olarak ifade edilen ücretlerinin asgari sınırlarının belirlenmesinde, gösterilen emek ve çabanın, uyuşmazlığın niteliğinin, çözüme kavuşturulma şeklinin dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu bağlamda, usul kanunlarında ayrıca bir tanımı yapılmamış bulunan seri davanın tespiti ayrı bir hukuki problem olmakla birlikte; avukatın, her biri ipin ayrı bir çatışma gösterip emek sarf ettiği hukuki uyuşmazlıklar ipin benzer nitelikte uyuşmazlıklar olsa da ayrı ayrı ve tam avukatlık ücretine hak kazanmasını öngören düzenleme, her bir dava dosyası ipin iş sahiplerine hukuki yardımda bulunulduğu dikkate alındığında 1136 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık taşımamaktadır.

Bu nedenlerle, dava konusu Tarifenin 21.maddesinde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı ve davalı İdare itirazının 21.madde yönünden kabulü ile bu madde yönünden yürütmenin durdurulması kararının kaldırılarak, yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

 

KARŞI OY;

XX- 28/12/2013 günlü, 28865 sayılı sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (a) ve (c) bendi ile 18. satırının (a) ve (c) bendinde duruşmalı işlerde duruşmasız işlere göre iki katı oranında avukatlık ücreti belirlenmiştir.

Yıllara göre avukatlık asgari ücretleri;

Duruşmasız Duruşmalı

2008      yılı için 350,00 TL 450,00 TL

2009      yılı için 400,00 TL 500,00 TL

2010      yılı için 500,00 TL 1000,00 TL

2011      yılı için 550,00 TL 1100,00 TL

2012      yılı için 600,00 TL 1200,00 TL

2013      yılı için 660,00 TL 1320,00 TL

2014      yılı için 750,00 TL 1500,00 TL olarak belirlenmiştir.

 

Türkiye Barolar Birliğince avukatın emeği, çabası, işin önemi ve niteliği dikkate alınarak tarifenin belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıdaki tabloya bakıldığında, 2010 yılına kadar duruşmalı işlerde duruşmasız işlere göre daha makul bir fark varken 2010 yılından itibaren bu fark iki katına çıkarılmıştır. Bu şekilde duruşmalı işlerde duruşmasız işlere göre iki katı oranında bir belirleme yapılmasının haklı bir gerekçesinin ortaya konulması gerekmektedir.

Olayda, Bölge Adliye Mahkemelerinde takip edilen ve bir duruşması olan işlerde 750,00 TL avukatlık ücreti belirlenirken birden fazla duruşması olmayan idare ve vergi mahkemelerinde 1500,00 TL avukatlık ücreti belirlenmesinin haklı bir yönü bulunmamaktadır. İdare ve vergi mahkemelerinin defalarca duruşması olan asliye mahkemeleriyle kıyaslanması da doğru kabul edilemez.

Diğer taraftan, idari yargıda görülen ve birbirinin emsali olan, hatta daha önceden içtihada bağlanmış çok sayıda dava takiplerinde, yargılama süresini uzatmasına rağmen duruşma taleplerini özendirici nitelikte, diğerinin iki katı oranında avukatlık ücreti belirlenmesinin kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Zira, idari yargıda yazılı yargılamanın esas olup, uyuşmazlıkların çözümünde sözlü savunma değil bunların dayanağı yazılı belgeler önemli olduğundan duruşmanın, uyuşmazlığın çözümüne çok katkısının olduğunu söylemek güçtür. Ayrıca, idari yargıda açılan bir davada yapılan duruşmanın vekil yönünden duruşmasız işlere nazaran iki katı bir emek ve çaba içermediği de uygulamadan bilinen bir husustur.

İtiraz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, dava konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 15. satırının (c) bendi ile 18. satırının (c) bendinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısım yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi ipin gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idare tarafından öne sürülen hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kısımlar yönünden itirazın reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Yargılama Giderleri

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.