İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > İmar Planı > Kentsel Dönüşüm > İçtihat

Uyuşmazlığın işlem tarihinde yürürlükte bulunan yasa maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekir.

   Uyuşmazlığın işlem tarihinde yürürlükte bulunan yasa maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekir.
 
     T.C.
 D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas  No : 2011/4476
Karar No : 2015/4180
 
İstemin         Özeti   : Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 17/03/2011 tarihli, E:2010/2049, K:2011/578 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın   Özeti   :   Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi       :   
Düşüncesi      : Davaya konu taşınmazın kentsel gelişim ve dönüşüm alanının 1. bölge olarak nitelendirilen içinde yer aldığı, bu bölgenin genel karakteri ve bölgenin bütünlüğü açısından kentsel dönüşüm projesi kapsamına alınmasının uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından davaya konu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
                  
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Uşak, Merkez, İlçesi Durak Mahallesi, 315 ada 152  parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda, Uşak Belediye Meclisinin 03.08.2009 tarihli, 164 sayılı kentsel dönüşüm projesini uygun bulan kararının iptali istemiyle açılmış; Manisa İdare Mahkemesince1. Etap dahilinde şehrin nazım plan kararlarında öngörülen ulaşım sistematiğiyle uyumsuz ulaşım ağı oluşturulduğu, projeyle ilgisi olmayan bazı alanların da sürece dahil edildiği ve ihtiyaç gösterilen bazı alanların hariç tutulduğu, donatı alanlarının ne şekilde elde edileceğinin imar mevzuatı vasıtalarıyla tanımlanmadığı, 2. Etap adı altında bir belirleme yapılarak içeriği belirsiz bir ortam oluşturulduğu, zaruret haline geldiği düşünülen kentsel dönüşüm projesinin planlama tekniği ve vasıtalarından yararlanılarak şekillendirilmesi, bu bağlamda gerçekten dönüşüme ihtiyaç gösteren bölgenin sınırlarının yeniden belirlenmesi, uygulamanın etaplar halinde yapılmasının öngörülmesi halinde  dahi her etabın proje olarak somutlaştırılması, dönüşüme tabi bölgenin çevresindeki alanlar da göz önünde bulundurularak üst ve alt ölçekli planlarının hazırlanması suretiyle tamamlanması gerektiği, bu alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73'üncü maddesi kapsamında Kentsel Dönüşüm Alanı olarak belirlenmesine ve bu kapsamda planlanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka, imar mevzuatına ve şehircilik ilkelerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; 17.03.2011 tarihli, E:2010/2049, K:2011/578 sayılıbu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı imar Kanunu'nun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 17.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5998 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değişik 73. maddesinde; "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi Bakanlar Kurulu kararına bağlıdır." hükmüne yer verilmiş ve yine aynı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yargı mercilerinde açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu 03.08.2009 günlü işlem ile davalı idarece 1/5000 ölçekli nazım imar planı üzerinden kentsel dönüşüm alanı sınırlarının belirlenmesi yolunda plan değişikliği yapıldığı ve proje alanının iki ayrı uygulama etabına ayrıldığı, diğer taraftan yukarıda anılan Kanun hükmü ile kentsel dönüşüm alanlarının belirlenmesinde yeni kriterlerin getirildiği, ancak 5998 sayılı Belediye Kanunu'nun Geçici 1. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 18.10.2012 günlü, E:2012/82, K:2012/159 kararı ile iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin sözü edilen kararı uyarınca uyuşmazlığın işlem tarihinde yürürlükte bulunan yasa maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 16.9.2013 günlü, E:2012/1036, K:2013/4915 sayılı kararının incelenmesinden Manisa 1. İdare Mahkemesinin E:2010/466 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor da, "kentsel dönüşüm uygulamasının iki etap halinde öngörüldüğü, alansal büyüklüğün mevzuata uygun belirlendiği, nazım imar planı kararları açısından kentsel dönüşüm alanı incelendiğinde; dönüşüm alanının sanayi alanı olarak planlanmış alanların yanı sıra merkez iş alanı olarak planlanmış alanları, ticaret ve konut alanları ile çeşitli donatı alanlarını da içerdiğinin görüldüğü; kentsel dönüşüm alanı sınırları belirlenirken nazım plan ile belirlenen fonksiyonların oluşturduğu bölgeler ya da ana ulaşım akslarının temel alınmadığı, bu tür bir bölgeleme çalışmasının yapılmadığı ve farklı fonksiyonları içeren bir alanın kentsel dönüşüm alanı olarak ayrıldığı ve belirlendiği;
 Dönüşüm/yenilenme alanı olarak belirlenen bölgenin (1. Etap ve dışı dahil) mevcut durumu ve  plan kararları birlikte incelendiğinde bölgenin heterojen bir yapısının bulunduğu; Kentsel Dönüşüm/Yenileme Projesi öncesinde alanın özellikle orta kısmında yer alan ve sanayi alanında yer alan ve çoğunluğunun deri üzerine oluşan sanayileri kapsayan tesislerin Uşak'ın doğusunda yer alan Deri Organize Sanayi Bölgesine bir kısmının da batıda yer alan Uşak Organize Sanayi Bölgesine gittiği ve bu tesislerin uzun süredir boş ve kullanılamaz durumda bulunduğu; boşaltılmış olan bu bölge kullanılmama/atıl kalma sonucu yapıların tamamen yıprandığı ve bölgenin kent içinde bir çöküntü alanına dönüştüğü, mevcut planlarda halen sanayi alanı alarak görülen bu alanın Kent Merkezi ile bu kadar iç içe bir alanı (konut bölgeleri ve MİA alanı ile çevrelenmiş bölgede)  yer alması nedeniyle sanayi kullanımının yeniden geliştirilmesine uygun olmadığı; dolayısıyla, mevcut plan hükümlerinin (Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı) fiili durum açısından uygulanabilir gözükmediği; mevcut durum ve plan kararları birlikte incelendiğinde  I. bölgenin kentsel dönüşüm/yenileme alanı olarak belirlenmesinin uygun görüldüğü;
2. Bölgenin 1. Bölgenin çeperlerinde yer alan alanlardan oluştuğu, yürürlükteki 1/5000 ölçekli nazım imar planında büyük bir bölümü sanayi alanı olarak düzenlenmiş olmasına rağmen 1/1000 ölçekli Uygulama imar planında Kent Merkezine yakın bölümünün ticaret alanı olarak, diğer bölümlerin ise sanayi alanı olarak planlandığı; bu bölgede sanayi yapılarının çoğunlukta olduğu ve bölgede yer alan ana caddelerin (Gün Sazak Caddesi, Celal Bayar Caddesi) ticari olarak bu kesime canlılık ve hareket kazandırdığı; çevresel etkileri göreceli olarak 1. Bölgedeki sanayi tesislerine göre daha az olan sanayi alanları, depolar ve sanayiye dayalı ticari fonksiyonların bu caddeler boyunca yoğunlaştığı; bu bölgelerde görsel bir bütünlük, uyum bulunmamakla birlikte ekonomik olarak bir canlılığın söz konusu olduğu; faal bir alan olmasının yapıların bir kısmının "göreceli olarak" kısmen daha iyi durumda olmalarına neden olduğu; ancak, bölgenin 1. Bölgeye yakın kısımları diğer deyimi ile iç kesimlerinin 1. Bölge ile benzerlik gösterdiği; bu bölgelerde mevcut plan hükümlerinin fiil durum açısından uygulanabilir gözükmediği; bu alanların da Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında ve tercihen 1. Etapta ele alınmasının uygun görüldüğü;
3. Bölgenin: Kentsel dönüşüm alanının Ankara- İzmir Karayollarına cepheli bölümü olarak belirlendiği; yürürlükteki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarında ticaret ve MİA fonksiyonları ile düzenlendiği; plan koşulları açısından Uşak Kent Merkezinin Ankara-İzmir Karayoluna cepheli diğer bölgeleri ile benzerlik ve uyum taşıdığı; mevcutta bu bölgede var olan yapıların faal durumda oldukları; plan ile öngörülen kullanımlar ve yapılaşma düzeni halihazırda tam olarak gelişmemiş ve yapılaşmamış olmakla birlikte; yürürlükteki planlar ile öngörülen fonksiyonların kentin bütünü ve kent Merkezi ile ilişkisi düşünüldüğünde uyumlu ve kentsel dönüşüm projesinin yaratacağı ivme ile birlikte kendiliğinden dönüşme potansiyeline sahip olduğu; bu nedenle de Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etabı içine alınmasında gereksinim ve yarar bulunmadığının değerlendirildiği,
4. Bölgenin kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenen alanın ağırlıklı olarak batı kesiminde yer aldığı; mevcut kent merkezi ile 1. Etap olarak belirlenen alan arasında kalan bir nevi geçiş bölgesi niteliğinde bir alan olduğu; plan koşulları açısından değerlendirildiğinde bu bölenin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında ve 1/1000 Uygulama İmar Planlarında ticari fonksiyonlar ağırlıklı olmak üzere konut ve donatı alanlarını barındıracak biçimde planlandığının görüldüğü; alanın kuzey batı ucunda halihazırda açık pazar yeri, ayakkabıcılar çarşısı olarak kullanılan alanın ve Eski Garaj alanını ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Özel Proje alanı" olarak planlandığı; özel proje alanı olarak belirlenen bölümün doku özellikleri açısından Uşak tarihi kent dokusunun devamı niteliğinde olduğu; bu nedenle üzerinde yer alan yapıların bu niteliklerini kaybetmiş olsalar da doku özelikleri açısından korunmaya değer bir nitelik taşıdıkları; bu bölgedeki plan kararlarının (fonksiyon ve yapılaşma hakları açısından) yakın çevresi ile uyumlu olduğu, bazı bölümlerinde bu plan koşullarına göre yeni yapılanmaların gerçekleştiği; kentsel dönüşüm alanı kapsamına alınmasının bir zorunluluk olarak görülmediği;
Davacı parselinin yukarıda ayrıntıları ile açıklanan bölgelerden 3. Bölge kapsamında yer aldığı; parselde halihazırda faaliyette olan bir lastik satış/montaj bayi bulunmakla birlikte, içinde bulunduğu bölgenin genel karakteri itibariyle bu bölgenin bütünlüğü açısından Kentsel Dönüşüm projesi kapsamına (1. Etap proje alanı içine) alınmasının uygun görülmediği,
Yukarıda yapılan değerlendirmelerle birlikte davaya konu bölgede bir kentsel dönüşüm alanının oluşturulmasının prensip olarak uygun görüldüğü; kent içindeki konum itibarı ile uyumsuz olan bu fonksiyonun bölgeyi terk etmesi ile alanın çöküntü bölgesine dönüştüğü; mevcut yapıların fiziksel olarak kötü durumda olması ve tüm bölgede bir iyileşme sağlanmadan parsel parsel gelişimin mümkün olmamasının bu bölgede kentsel dönüşüm alanı belirlenmesini haklı çıkaracak sebepler olarak görüldüğü" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen bilirkişi raporuna göre, kentsel dönüşümün uygulanmasının iki etap olarak öngörüldüğü, alansal büyüklüğün mevzuata uygun olarak belirlendiği, ancak alanda kentsel dönüşüm alanı alt bölgelere ayrıldığında, l. bölge ve ll. bölgenin kentsel gelişim ve dönüşüm sınırları içerisine alınması uygun olmakla beraber llI. ve lV bölgenin bu nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dairemizin 02.03.2015 tarihli, E:2011/4476 sayılı ara kararına verilen cevaptan davaya konu taşınmaz sözü edilen bilirkişi raporunda belirtilen 1. bölge  içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre davaya konu taşınmazın kentsel gelişim ve dönüşüm alanının 1. bölge olarak nitelendirilen içinde yer aldığı, bu bölgenin genel karakteri ve bölgenin bütünlüğü açısından kentsel dönüşüm projesi kapsamına alınmasının uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından davaya konu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 17/03/2011 tarihli, E:2010/2049, K:2011/578 sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Kentsel Dönüşüm

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.