İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Mali Yönetimi > Kamu Harcaması Yapılması > Giderin gerçekleştirilmesi > Hukuki Açıklama

Gerçekleştirme Görevlisinin Kim Olacağına İlişkin İç Kontrol Ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği Hükümlerinin 5018 sayılı Kanun Açısından Değerlendirilmesi

Gerçekleştirme Görevlisinin Kim Olacağına İlişkin İç Kontrol Ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul Ve Esaslar Yönetmeliği Hükümlerinin 5018 sayılı Kanun Açısından Değerlendirilmesi
 
 
Dr. Uğur YİĞİT
I. GİRİŞ
            5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun[1]-[2] yürürlüğe girmesiyle birlikte 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun[3]-[4] yürürlükten kalkmasını eskiyen bir kanunun yenilenmesi olarak değerlendirmek doğru değildir. 5018 sy. Kanunla birlikte kamu mali sisteminde[5] çok önemli ve köklü bir anlayış değişikliğine gidilmiştir.
            Bu değişikliğin önemli bir yansıması da kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli olarak kullanılması konusunda gerekli mekanizmaların getirilmesi ve çağdaş kamu mali yönetimi ilkelerinden biri olan önceden idarecilere serbesti tanıyıp harcama sonrası denetimin etkinliğinin artırılarak güçlendirilmesine olanak veren[6] düzenlemeler yapılmıştır. Bu çerçevede harcamayı gerçekleştiren görevliler ve bunların görev yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümlerde köklü değişiklik yapılmıştır.
            5018 sy. Kanun, 1050 sy. Kanundaki harcama yetkilileri için kullandığı “ita amiri” yerine “harcama yetkilisi”, “tahakkuk memuru” yerine ise “gerçekleştirme görevlisi” adını getirmiştir.
            Anılan kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkra ikinci cümlesinde[1] gerçekleştirme görevlisi harcama yetkililerince belirlenen görevli” olarak belirtilmiştir.
5018 sy. Kanun uygulanması doğrultusundaMaliye Bakanlığınca çıkartılan “İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nin[7]-[8]12/3’üncü maddesinde[9] “Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir” hükmüne yer verilmiştir.
Makalemizin konusunu da gerçekleştirme görevlisinin kimler olabileceğini konusunda Maliye Bakanlığının yönetmelik çıkarma yetkisinin olup olmadığı ile söz konusu yönetmelik hükmünün 5018 sy. Kanun hükümlerine uygun olup olmadığıdır.  
 
II. YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN, DAYANAK MADDELERİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRMESİ
Yönetmelik hükümlerinin Kanun hükümlerine uygun olup olmadığı incelemeden önce gerçekleştirme görevlisinin belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığının görev ve yetkisinin olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu saptamada yönetmelik çıkarma yetkisinin olmadığı anlaşılırsa artık yönetmelik hükümlerinin kanuna aykırılığı tartışma konusu olmaktan çıkacaktır.
Bu nedenle Maliye Bakanlığının gerçekleştirme görevlisinin kim olacağına ilişkin hükümlere yer verdiği  dayanağına ilişkin 5018 sy. Kanun ile inceleyeceğiz.
İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliğinin dayanak başlıklı 2’nci maddesine bakıldığında; yönetmeliğin dayanağının 5018 sy. Kanun’unun 56, 57 ve 58’inci maddeleri olduğu görülmektedir[10]. Sözkonusu maddeler 5018 sy. Kanun’un İç Kontrol Sistemi başlıklı beşinci kısmında düzenlenmiştir. 56’ncı madde başlığı İç kontrolün amacı, 57’nci madde başlığı Kontrolün yapısı ve işleyişi ve 58’nci madde başlığı Ön malî kontrol  olarak düzenlenmiştir.
Gerçekleştirme görevlisinin kim olacağı ile yetki ve sorumluluklarına ilişkin Giderin gerçekleştirilmesi başlıklı 33’üncü madde[11] ise Kanun’un Kamu İdare Bütçeleri başlıklı ikinci kısmının Harcamaların Yapılması başlıklı dördüncü bölümünde düzenlenmiştir. Anılan maddenin beşinci fıkrasında Maliye Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir ancak bu yetki gerçekleştirme görevlilerinin kimler olacağını belirlemeye ilişkin olmayıp giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türlerinin belirlenmesine ilişkindir. Kanun koyucu gerçekleştirme görevlisinin kim olacağını belirleme yönünde Maliye Bakanlığı ya da başka bir bakanlığa yönetmelik çıkarma yetkisi vermek isteseydi diğer maddelerde olduğu gibi düzenleme yapardı.
5018 sy. Kanun gerçekleştirme görevlisinin kim yada kimler olacağını belirleme yetkisini yönetmeliğe bırakmamış, bu yetkiyi harcama yetkilisine vermiştir. Bu konuda bir yönetmelik çıkarma yetkisi de vermemiştir. Yönetmelik çıkarma yetkisi olduğu kabul edilse bile, bu düzenleme, dayanağının Kanunun 56, 57 ve 58’inci maddeleri olması nedeniyle İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliğinde yapılamaz. Yönetmelikteki düzenleme mevcut haliyle Kanuna aykırıdır.
III. YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN KANUNUN SÖZÜ (LAFZI) AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ  
Bilindiği üzere kanun hükümlerinin anlaşılması için ilk başvurulacak yöntem yol kanunun (lafzı) sözü’dür[12]. Kanunun sözü yönünden incelendiğinde gerçekleştirme görevlileri yönünden iki kanundaki düzenlemenin farklı olduğu görülmektedir.
A.     1050 sy. KANUN DÜZENLEMESİ
1050 sy. Kanunun 22’nci maddesinde gerçekleştirme görevlisinin kim olacağı Maliye ve Gümrük Bakanlığına bırakılmıştır. Tahakkuk memuru sayılanlara ita amirliği yetkisinin verilmesi durumunda tahakkuk memurluğu görevi yetki kademesindeki en yakın yönetici tarafından yürütüleceği kayıt altına alınmıştır.
Madde 22 - (Değişik madde: 26/10/1988 - 3483/1 md.)
Bütçe ödeneklerinin verimli ve tutumlu olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla, aşağıdaki ilkeler gözetilir ve yaptırımlar uygulanır:
A) Tahakkuk memurları, ödeneklerin zamanında ve yerinde kullanılmasından, giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından, programlanmış hizmetlerin zamanında yerine getirilmesinden sorumlu, ita amirleri de bu hususları gözetmekle yükümlüdürler.
Bu Kanunun uygulanmasında hangi görevlilerin gider tahakkuk memuru sayılacağı, bütçe kanunlarındaki ayırım da gözönünde bulundurularak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belli edilir. Tahakkuk memuru sayılanlara ita amirliği yetkisinin verilmesi durumunda tahakkuk memurluğu görevi yetki kademesindeki en yakın yönetici tarafından yürütülür. Bu durumda ita amiri ve tahakkuk memuru yukarıdaki hususlardan birlikte sorumlu olurlar.
B.      5018 sy. KANUN DÜZENLEMESİ
5018 sy. Kanunda ise harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından ibaresiyle gerçekleştirme görevlisini belirleme yetkisini harcama yetkilisine vermiştir.
MADDE 33.- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (DEĞİŞİK: Birinci fıkranın son cümlesi; 24.12.2005 – 5436/10. md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
C.      YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN DEĞERLENDİRMESİ
Yukarıda açıkça görüldüğü üzere iki kanun gerçekleştirme görevlisinin kimler olacağı ve bunları belirleme yetkisi yönünde farklı düzenleme yapmıştır. Buna rağmen Maliye Bakanlığı çıkardığı “İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nde” 5018 sy. Kanunla getirilen değişikliği görmezden gelmiştir.
Böylelikle 5018 sayılı Kanun kendisine gerçekleştirme görevlisinin kim olacağını belirleme yetkisi vermemesine rağmen harcama yetkilisine ait bu yetkiyi bir anlamda gasp ederek düzenleme yapmıştır. Düzenleme yaparken de yine yasa koyucunun iradesini yok sayarak harcama yetkilisine hiyerarşik olarak en yakın yöneticiyi gerçekleştirme görevlisi olarak atamıştır.
Yönetmelikle gerçekleştirme görevlisinin kim olacağına ilişkin düzenleme 5018 sy. Kanunun hükmüne aykırıdır. Maliye Bakanlığının bu konuda bir yetkisi yoktur. Yetki harcama yetkilisinindir. Belirleme yapılırken de harcama yetkilisinin hiyerarşik sırayı gözeteceğine ilişkin bir hüküm 5018 sy. Kanunda bulunmamaktadır. Oysa Kanun koyucu isteseydi bu hükmü aynen alabilirdi. Yorum tekniği gereği 1050 sy. Kanundaki hükmü yeni düzenlemeye almayarak sessiz kalan kanun koyucunun iradesinin önceki kanundaki düzenlemeyi kabul etmediği şeklinde yorumlanır.
Yönetmelikte düzenleme somutlaştırılırsa örneğin; genel müdür yardımcısı, daire başkanı, vali yardımcısı, dekan yardımcısı, hakim, Cumhuriyet başsavcıvekili, başhekim yardımcısı uzman doktor vb. unvanlardaki kişiler asıl işlerini bırakıp birimleri için gerekli 10 top kağıt için piyasa araştırması yapmak üzere toptancıları gezecek, satın alacak, bunların taşınması gerçekleştirecektir. Başhekim yardımcısı kalp doktoru ise kalp ameliyatı yapmak yerine ameliyat eldiveni almak için piyasa araştırmasına zaman ayırmasının kamu yönetimine fayda sağlayacağı düşünmenin, buna yol açacak düzenleme yapmanın hukuki olup olmadığından önce akılcı olup olmadığı tartışılmalıdır. Kanun koyucunun amacının bu olmadığı açıktır ancak yönetmelik hükümleri uygulanması durumunda gerçekleşecek olan durumda maalesef böyle olacaktır.
IV. YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN KANUNUN ÖZÜ (RUHU) AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ
            Kanun hükümlerin doğru bir şekilde anlaşılması ve uygulanmasında diğer bir araç ise kanun maddelerinin kanunun özüne (ruhuna) uygun şekilde yorumlanmasıdır[13]
            Kanunun özüne, anlayışına veya felsefesine baktığımızda harcamaların yapılması şekli, kimlerin harcama yapacağı ve sorumlu olacağına ilişkin hükümler bakımından 1050 sy. Kanun ile 5018 sy. Kanun arasında önemli farklılıklar mevcuttur. 1050 sy. Kanunda harcama yapılmasına ilişkin iş ve işlemler ile yetki ve sorumluluk farklı kişiler arasında dağıtılarak birbirini kontrol ve denetimini sağlama gibi bir anlayış mevcutken, 5018 sy. Kanun harcama konusunda yetki ve sorumluluğu tek elde toplayan, harcamaların hesabını verme konusunda bir tek muhatap kabul eden bir anlayışı yansıtmaktadır.
A.     1050 sy. KANUN DÜZENLEMESİ
1050 sy. Kanun düzenlemesinde harcama yetkisine karşılık gelen ita amirinin yetkisi, genel olarak giderlerin geçici ya da kesin olarak ödenmesi hakkında saymanlara yazılı emir ve izin vermek[14] olarak belirtilmiş, sorumluğunu ise tahakkuk memurlarının görevlerini yerine getirip getirmediği gözetmek olarak tayin etmiştir.
Harcamalarda asıl yetki ve sorumluluk ise tahakkuk memurlarındadır[15]. Aşağı alınan 22’nci maddede görüleceği üzere tahakkuk memurları; ödeneklerin zamanında ve yerinde kullanılmasından, giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından, programlanmış hizmetlerin zamanında yerine getirilmesinden, belli nitelikteki mal veya hizmetin en uygun bedelle elde edilmesinden, belli bir bedelle amaca uygun nitelikte en fazla mal veya hizmetin sağlanmasından doğrudan doğruya sorumludurlar. Tahakkuk memurlarının birinci derecede sorumlu olmasının doğal sonucu böylesine sorumluluğu olan kişinin kim olacağı da önemlidir. Bu nedenle de yasa koyucu, hangi görevlilerin gider tahakkuk memuru sayılacağını belirleme yetkisini Maliye ve Gümrük Bakanlığına vermiştir.
 
MADDE 22- (Değişik:3483-26.10.1988 sayılı Kanunla değişik şekli) "Bütçe ödeneklerinin verimli ve tutumlu olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla aşağıdaki ilkeler gözetilir ve yaptırımlar uygulanır:
A) Tahakkuk memurları ödeneklerin zamanında ve yerinde kullanılmasından, giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından, programlanmış hizmetlerin zamanında yerine getirilmesinden sorumlu, ita amirleri de bu hususları gözetmekle yükümlüdürler.
Bu Kanunun uygulanmasında hangi görevlilerin gider tahakkuk memuru sayılacağı, bütçe kanunlarındaki ayırım da gözönünde bulundurularak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belli edilir. Tahakkuk memuru sayılanlara ita amirliği yetkisinin verilmesi durumunda tahakkuk memurluğu görevi yetki kademesindeki en yakın yönetici tarafından yürütülür. Bu durumda ita amiri ve tahakkuk memuru yukarıdaki hususlardan birlikte sorumlu olurlar.
B) a) Bir giderin yapılmasına gerek gösteren görevliler, giderlerin gerçek gereksinme karşılığı olmasından tahakkuk memuru ile birlikte,
b) Bir mal veya hizmetin alınmasında görevli olanlar ilgili usul hükümleri çerçevesinde, belli nitelikteki mal veya hizmetin en uygun bedelle elde edilmesinden, belli bir bedelle amaca uygun nitelikte en fazla mal veya hizmetin sağlanmasından doğrudan doğruya sorumludurlar.
C) Alınmayan mal yada hizmetin alınmış; mevcut olmayan inşaat, onarım ve üretimi var ya da bitmiş gibi göstererek gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle Devletin mal varlığından bir eksilmeye neden olanlar ile bu ve benzeri gerçekleştirme ve diğer kanıtlayıcı belgeleri bilerek imza ya da onaylamış bulunanlar hakkında ceza kanunlarının bu eylemlere ilişkin hükümleri uygulanır.
D) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlere aykırı işlerin ve davranışlardan doğan Devlet zararı, sorumlularına ödettirilir. Şu kadar ki, suç konusu teşkil etmemek kaydıyla bu işlem ve davranışlar Devlete ait bir hizmet ve girişimin gerçekleştirilmesi ya da tamamlanması gibi iyi niyetli bir amaca dayandığı ve hizmet yapılmış ya da mal teslim alınmış bulunduğu takdirde, Sayıştayın, Maliye ve Gümrük Bakanlığının ya da ilgili dairenin istemi üzerine, atamaya yetkili merci veya kurullar tarafından sorumlularının birer aylıklarının ceza olarak kesilmesine; tekrarlanması durumunda bunların ilgili hizmetlerde bir daha çalıştırılmamak üzere görevlerinin değiştirilmesine ya da memurluktan çıkarılmasına Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerinde bu cezayı vermeye yetkili kılınmış merci ya da kurullarca karar verilir. Bu Kanunun sorumluluk üstlenme ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ikinci derece ita amirlerinin birer aylıklarının kesilmesine Sayıştayın veya Maliye ve Gümrük Bakanlığının istemi üzerine İçişleri Bakanlığınca karar verilir. Birinci derece ita amiri olan Bakanlar hakkında 13 üncü madde uyarınca işlem yapılır.
E) Adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştayca saptanacak sorumluluğa tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, sözkonusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır."
B.      5018 sy. KANUN DÜZENLEMESİ
1050 sy. Kanunda genel olarak harcamaya ilişkin tüm yetki ve sorumluluk tahakkuk memuruna vermiş, ita amirine ise sadece ödeme emrini imzalamayı bırakmıştır. Oysa 5018 sy. Kanun böyle ikili bir yapı yerine yetki ve sorumluluk ile ödeme emrinin imzalanmasını tek elde, harcama yetkilisinde toplamıştır. Görev ve yetkileri ile sorumlulukları kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup başlıklar halinde şunlardır;
— Yüklenmeye girişme yetkisi (5018 sy. Kanun Madde 26)
— Harcama talimatı verme yetkisi (5018 sy. Madde 32)
— Giderleri gerçekleştirme ve gerçekleştirme görevlisini belirleme yetkisi (5018 sy. Madde 33)
— Ön ödeme yetkisi (5018 sy. Madde 35/1)
— Birim faaliyet raporu hazırlama görevi (5018 sy. Madde 41)
— Ödenek üstü harcamada sorumluluk (5018 sy. Madde 70)
Tahakkuk memuruna karşılık gelen gerçekleştirme görevlisinin kendiliğinden harekete geçerek bir harcama işlemi yapması sözkonusu değildir. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler[16].
Asıl görevli ve sorumlu, harcamalardan dolayı yetkili birimlere karşı muhatap harcama yetkilisi olduğundan kanun koyucu harcama yetkilisine bu görevleri yerine getirirken kimlerle çalışacağını belirleme yetkisi vermiştir. Harcama yetkilisi; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması iş ve işlemlerinde bilgisine, yeteneğine ve dürüstlüğüne güvendiği kişiyi belirleme yetkisi verilmiştir. Örnek olarak bilgisayar alımında bilgisayar konusunda uzman olan A kişisini, kırtasiye malzemesi alımında bu konuda bilgisi olan, bu piyasayı iyi bilen B kişisini, temizlik malzemesi için ise C kişisi görevlendirecektir. Gerçekleştirme görevlisinin kim olacağını belirleme yetkisi kanun koyucu tarafından nokta olarak belirlenmesi durumunda, örnekten hareketle kanunun belirlediği kişi tarifine C kişisi giriyorsa bu durumda temizlik malzemelerinden anlayan, piyasasını bilen bu kişi bilgisayar konusunda bilgisi olmamasına rağmen görevlendirilecektir.
5018 sy. Kanunun 1’nci maddesinde[17] vurgulandığı üzere kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını amacı doğrultusunda harcama yetkilisine yaptıracağı işe uygun bilgi ve yeteneğe sahip kişiyi seçme yetkisi verilmiştir.
C.      YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN DEĞERLENDİRMESİ
1050 sy. Kanun ile 5018 sy. Kanunun ruhu, anlayışı, felsefesi birbirinden farklıdır. 1050 sayılı Kanun harcama konusunda yetki ve sorumluluğu farklı ellere verirken 5018 sy. Kanun bunları tek elde toplamıştır.
5018 sy. Kanun muhatap olarak harcama yetkilisini kabul etmiş yetki ve sorumluluğu da buna vermiştir. Harcama yetkilisinin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanması için yaptıracağı işe uygun bilgi ve yeteneğe sahip, dürüstlüğüne güvendiği kişiyi seçme yetkisi konusunda bir esneklik tanımıştır.
Yönetmelik ise sanki iki kanun arasında görev, yetki ve sorumluluk açısından hiçbir değişiklik olmamış gibi eski kanunun ruhu, anlayışı, felsefesine göre düzenleme yapmıştır. Yönetmeliğin gerçekleştirme görevlisinin kim olduğunu belirleyen hükmü 5018 sy. Kanunun ruhuna aykırı olduğu kadar amacına da aykırıdır.
 
V. SONUÇ
5018 sy. Kanunla kamu mali sisteminde çok önemli ve köklü bir anlayış değişikliğine gidilerek 1050 sy. Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişikliğin önemli bir yansıması da kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli olarak kullanılması konusunda gerekli mekanizmaların getirilmesi ve çağdaş kamu mali yönetimi ilkelerinden biri olan önceden idarecilere serbesti tanıyan düzenlemeler yapılmıştır. Bu çerçevede harcamayı gerçekleştiren görevliler ve bunların görev yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümlerde köklü değişiklik yapılmıştır.
Maliye Bakanlığı ise çıkarttığı “İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nin” 12/3’üncü maddesinde “Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir” hükmüne yer vermiştir.
—Yönetmelik 5018 sy. Kanun’unun 56, 57 ve 58’inci maddeleri dayanılarak çıkarılmıştır. Gerçekleştirme görevlisine ilişkin hüküm ise Kanun’un 33’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddede Maliye Bakanlığına gerçekleştirme görevlisinin kimler olacağını belirleme yetkisi veren hüküm yoktur. Bu nedenle yönetmeliğin gerçekleştirme görevlisini belirleyen 12/3’ maddesi yasal dayanaktan yoksundur.
— 1050 sy. Kanunun 22’nci maddesi gerçekleştirme görevlisinin kim olacağını belirleme yetkisini Maliye ve Gümrük Bakanlığına, 5018 sy. Kanunun 33’üncü maddesi ise harcama yetkilisine vermiştir. Gerçekleştirme görevlisinin kim olacağına ilişkin yönetmelik maddesi 5018 sy. Kanunun 33’üncü maddesine aykırıdır. Gerçekleştirme görevlisini belirleme yetkisi harcama yetkilisinindir, Maliye Bakanlığı ya da diğer bir bakanlığın bu konuda yetkisi yoktur.
—5018 sy. Kanun, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanması için harcama yetkilisine yaptıracağı işe uygun bilgi ve yeteneğe sahip, dürüstlüğüne güvendiği kişiyi seçme yetkisi konusunda verdiği yetki ve getirdiği esnekliğe rağmen yönetmelikte getirilen hüküm 5018 sy. Kanunun ruhuna aykırı olduğu kadar amacına da aykırıdır.


[1]    Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanunu, Kanun No: 5018, Kabul Tarihi. 10/12/2003, R.G: 24/12/2003 - 25326
[2]    Bundan böyle kısaca 5018 sy. Kanun olarak anılacaktır.
[3]    Muhasebei Umumiye Kanunu, (Mülga) Kanun No: 1050, Kabul Tarihi: 26/5/1927,
[4] Bundan böyle kısaca 1050 sy. Kanun olarak anılacaktır.
[5]    Ahmet KESİK, Yeni Kamu Mali Yönetim Sisteminde Orta Vadeli Program ve Mali Plan Çerçevesinde Çok Yıllı Bütçelemenin Uygulanabilirliği, http://maliyesempozyumu.pamukkale.edu.tr/ahmetkesik.pdf
[6]    Ahmet KESİK, Yeni Kamu Mali Yönetim Sisteminde Orta Vadeli Program ve Mali Plan Çerçevesinde Çok Yıllı Bütçelemenin Uygulanabilirliği, http://maliyesempozyumu.pamukkale.edu.tr/ahmetkesik.pdf
[7]    İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği, R.G.: 31.12.2005 - 26040
[8]    Bundan böyle yönetmelik olarak anılacaktır.
[9]    Ön malî kontrol süreci
     Madde 12/3-Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.
[10] Dayanak
     Madde 2- Bu Usul ve Esaslar, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 55, 56, 57 ve 58 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
[11] Giderin gerçekleştirilmesi
     Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22.12.2005–5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
     Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
     (Ek üçüncü fıkra: 22.12.2005–5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
     Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
     (Ek son fıkra: 22.12.2005–5436/10 md.) Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.
[12] Jale G. AKİPEK, Turgut AKINTÜRK, Türk Medeni Hukuku, Başlangıç Hükümleri Kişiler Hukuku, 1.Cilt, Yenilenmiş 5.Bası., Eylül 2004, İstanbul, s.118, 127., M.Kemal OĞUZMAN, Nami BARLAS, Medeni Hukuk, Giriş, Kaynaklar, Temel Kavramlar, 11.Bası, Eylül 2004, İstanbul, s.48.
[13] Jale G. AKİPEK, Turgut AKINTÜRK, Türk Medeni Hukuku, Başlangıç Hükümleri Kişiler Hukuku, 1.Cilt, Yenilenmiş 5.Bası., Eylül 2004, İstanbul, s.119, 126, 127., M.Kemal OĞUZMAN, Nami BARLAS, Medeni Hukuk, Giriş, Kaynaklar, Temel Kavramlar, 11.Bası, Eylül 2004, İstanbul, s.48.
[14] Madde 10 - Devlet hizmetlerine mütaallik masarifin muvakkat veya kati surette tediyesi hakkında muhasiplere tahriri emir ve mezuniyet verenlere amiri ita denir.
[15] Madde 8 - Kavanin ve nizamatına tevfikan Devlet varidatını tahakkuk ettirip kabili tahsil hale getirenlere varidat tahakkuk memuru ve Devlet masarifini mevzuata tevfikan tahakkuk ettirenlere de masraf tahakkuk memuru denir.
[16] Giderin gerçekleştirilmesi
    MADDE 33.- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin a/9 fıkrası ile değiştirilen cümle) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.(*)
    Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
    (5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin b/5 fıkrası ile eklenen fıkra) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir .
    Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
    (5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin b/5 fıkrası ile eklenen fıkra)Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.
    MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemektir.


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız
Yazdır
E-posta ile gönder

Henüz yorum yapılmamış.
 
  Diğer Hukuki Açıklamalar

Giderin gerçekleştirilmesi

  Mevzuatlar
  İçtihatlar
  Dava Dilekçeleri
  Makaleler
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.