İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Haberler >  İmar Hukuku

"Özel Proje Alanı" kullanım türünün, imar mevzuatına ve planlama esaslarına aykırı olduğu

Dava, İstanbul İli, … İlçesi, … 2. Kısım Mahallesi, .. ada ile .. ada, .. parseli kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı tadilatına ilişkin 16.08.2011 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak; uyuşmazlık konusu alana getirilen kreş ve sağlık tesisi fonksiyonlarının mevzuata uygun büyüklükte belirlendiği, planda öngörülen fonksiyonların ve plan notlarının kamu yararına, şehircilik ve planlama ilkeleri ile hukuka ve mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.       
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
        İmar planları,  ülke, bölge ve kent verilerine göre kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü, yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus planı ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçim ve zamanda mevzuatta öngörülen yöntemlerle değiştirilebilir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, … İlçesi, … 2. Kısım Mahallesinde, .. ile .. ada, …parsel sayılı davacıya ait taşınmazı  kapsayan alanda yapılan 16/08/2011 günlü, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile uyuşmalık konusu parsellere "özel proje alanı" ile "park ve yeşil alan" fonksiyonlarının verildiği, bu fonksiyonlara ilişkin plan notlarının düzenlendiği, bu plan notlarında özel proje alanında sağlık tesis alanı, kreş, ticari birimlerin yer alabileceği, uyuşmazlığa konu alanın eğiminden dolayı açığa çıkan bodrum katların iskana açılabileceği bu alanların emsale dahil edilemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda; yukarıda bahsi geçen emsale dahil olmayan bodrum katların ticari birimler dışında başka amaçla kullanılabileceği, konut fonksiyonunda kullanılması halinde teknik ve sosyal donatı alanlarının yetersiz hale geleceği, emsal harici alanların konut alanında kalma ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu durumda, planlama teknikleri açısından geçerli ve yeterli bir ifade biçimi olmayan, soyut nitelik taşıyan "Özel Proje Alanı"  kullanım türünün, imar mevzuatına ve planlama esaslarına aykırı olduğu hususu dikkate alınmadan, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 28/11/2013 tarihli, E:2012/134, K:2013/2087 sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay Altıncı Dairesinin 30/10/2014 tarihli ve E: 2014/903, K: 2014/6417 sayılı kararı.


Tarih :
31 Mayıs 2016

Yazdır  E-posta ile gönder

 


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız

Henüz yorum yapılmamış.
 
  İmar Hukuku Haberleri
  Haberler Anasayfa
  Haber Kategorileri
 
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.