İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Vergi Hukuku > Amme Alacaklarının Tahsili > Zamanaşımı ve terkin

Zamanaşımı ve terkin

    ÜÇÜNCÜ KISIM: ZAMANAŞIMI, TERKİN, YASAKLAR VE CEZALAR VE SON HÜKÜMLER
    BİRİNCİ BÖLÜM: ZAMANAŞIMI VE TERKİN
    TAHSİL ZAMANAŞIMI:
    Madde 102 - Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvimi yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
    Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
    ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ:
    Madde 103 - Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:
    1. Ödeme,
    2. Haciz tatbikı,
    3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat.
    4. Ödeme emri tebliği,
    5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
    6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması,
    7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
    8. Amme alacağının teminata bağlanması,
    9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
    10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi,
    11. (Ek bent: 25/12/2003 - 5035 S.K./1. md.) (*) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.
    Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
    ZAMANAŞIMININ İŞLEMEMESİ:
    Madde 104 - Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
    Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
    TABİİ AFETLER SEBEBİYLE TERKİN:
    Madde 105 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.
    Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.
    Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur.
    Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkur kanunun 105 inci maddesi hükümleri tatbik olunur.
    TAHSİL İMKANSIZLIĞI SEBEBİYLE TERKİN:
    Madde 106 - (Değişik madde: 26/11/1980 - 2347/10. md.)
    (Değişik fıkra: 25/05/1995 - 4108/15. md.) Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu (Değişik ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) a nlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. (Değişik ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.
    (Ek fıkra: 03/12/1988 - 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.
    Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler.

 

 
  Mevzuat
İçerik bulunmamaktadır
  İçtihat
İçerik bulunmamaktadır
  Hukuki Açıklamalar
İçerik bulunmamaktadır
  Makaleler
İçerik bulunmamaktadır
  Dava Dilekçeleri
İçerik bulunmamaktadır
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.